Yaşamın Dinçliği

YaÅŸamında hiç unutamayacağın, unutmaman gereken iyilikler dizisi ne olabilir? Bir sürü görgüyle çalkalanırken her olayı ve olguyu anımsayabilmek olanaksızdır. Davut’un en içtenlikli bir Mezmur’undan aktarılan bu ilahide, unutulmaması gereken köklü yararlar sıralanmakta. Yaratanı’yla saÄŸlıklı iliÅŸkide ola-nın zamanda ve sonsuzda akıldan silemeyeceÄŸi iyilikler zinciri şöyle sıralanır: Af, ÅŸifa, kurtuluÅŸ, kayra ve lütuf tacı, doyurulma, sürekli yaÅŸam yeniliÄŸine kavuÅŸma.. Bunlarla donatılanın elbette hiçbir eksiÄŸi olmaz.
Dinçliği oluşturan kutluluklar zinciri nasıl anlatılabilir? Nam, san, onur, orun, güzellik, dinsellik, eğitimde-fizikte tanınmışlık, sporda üstünlük, taşkın varlık mı? Bunlara ve daha bir sürü bolluğa sahipken, dinçlik ne olduğunu bilemeyenler çok. Varlığı bolluklarla donatan Tanrı sağlayışını Davut üç bin yıl geride Mezmur konusu yapıyor, güngünden yenilenen iyilikleri saymakla tüketemiyor. Din-töre icapları ötesinde bilinemeyen yaşam kısır döngüdedir.
“Ey canım, RABBİ kutsa,
İçimde bulunan varlığın her parçası, O’nun kutsal adını kutsasın!
Ey canım, RABBİ kutsa,
Ve iyiliklerinin toplamını unutma..
Bütün kötülüklerini bağışlayan, Bütün hastalıklarına şifa sağlayan..
Yaşamını çürüklük çukurundan kurtaran,
Sana kayra ve lütuf tacını giydiren..
Özlemlerini iyilikle karşılayan O’dur.
GençliÄŸini kartalınki gibi O yeniler” (Mezmur 103:1 5).
İnanıyorum dediÄŸi Tanrı’dan bu armaÄŸanlara kavuÅŸan, onlardan yararlanan hasta ya da saÄŸlam kiÅŸi gönençtedir. Kutlulukların diri kaynağı olana sürekli hamt sunmaktadır. Günahlıyı, hastayı, yoksulu, susuzu, acı karşılıksız iyilikleriyle donatan Tanrı’ya ne ödemeli? TeÅŸekkür ve hamt.. Her kutluluÄŸun kaynağı olan göksel Baba yaratığına ufak tefek hayır sevapla, din icaplarıyla, ahlak kurallarıyla karşılık vermez, kutluluk getirmez. O’nun bunlara gereksinimi yoktur. İyilikleri sınırsız sevgisinden, kayrasından kaynaklanır; herkese uzanan eli ’al’ der.
“İçimde bulunan varlığın her parçası, O’nun kutsal adını kutsa!” Bu Tanrı, hiçbir yolla ödenmeyen suçlu-luk borcumuzu, Mesih’in kurtarmalık kanıyla ve kayrasal affıyla arıtır. Ruh-can hastalığından özgür kılın-mak herkesin temel gereksinimidir. Düzensiz varlığın sayısız belirtilerinden biri olan hastalığa da Mesih yardım elini uzatır. Günahın açtığı çürüklük çukurundan suçluyu çeker, başını taçla donatır. Güçsüzlüğü-müzü kendi gücüyle giderir. Ve hastanın-saÄŸlamın böylesi göksel desteÄŸe kesin gereksinimini belirtir.
Hastalık, dengesi bozulmuÅŸ kurulu düzenin sarsıntılarından bir bakla. Acıklı ortam Kutsal Söz’de şöyle dile getirilir: “Tüm yaratılışın ÅŸu ana dek birlikte inlediÄŸini ve doÄŸum sancısı çekercesine birlikte kıvrandığını biliyoruz. Hem yalnız yaratılış deÄŸil! Ruh’un ilk ürününe sahip olan bizler de evlatlığa alınmayı ve bedenimizin kurtuluÅŸ bulmasını gözleyerek içimizde inliyoruz. Çünkü bu umutla kurtuluÅŸ bulduk. Ama umut baÄŸlanan ÅŸey görünseydi ona umut denmezdi. Çünkü gördüğü ÅŸeye kim umut baÄŸlar? Oysa görmediÄŸimiz ÅŸeye umut baÄŸlarsak, onu katlanışla gözleriz” (Romalılar 8:22 25).
Hasta insanın gereksinimi pek çoktur. KuÅŸkusuz sabır-katlanış ön sırada gelir. Hastalık geçiren birçok kiÅŸi, bu üzücü görgünün bir eÄŸitimci olduÄŸuna tanıklık eder: “Düşkünlüğe uÄŸramadan önce yoldan sapmıştım; ama ÅŸimdi Senin Sözü’nü tutuyorum” (Mezmur 119:67). Ve bunun yanı sıra Kutsal Kitap’ta ÅŸu Söz belirtilmekte: “Keder çekmek gülmekten iyidir, çünkü yüz üzüntüsü yürekte sevince yol açar” (Vaiz 7:3). Sevinçli, gönençli anlarımız tez unutulur; öte yandan geçmiÅŸin acısı kederi hem unutulmaz, hem de somut anılar bırakır. Sevinç eÄŸitimci olamaz. Tersine, acı ve keder eÄŸitimcidir. Onu böyle karşılayabilene.
YoÄŸun acı çeken, bedeni hastalık barınağına dönüşen Eyub peygamber şöyle dua etti:”TuttuÄŸum yolu O bilir; beni denediÄŸinde, altın gibi çıkacağım” (28:10). Hasta yatağını eÄŸitim basamağı kılarak Tanrı’nın sesini duyan, O’nun egemen gücüne ve Baba sevgisine sığınarak İsa Mesih’in kayrasını ÅŸifasını arayan sonsuzlar sonsuzu güvendedir. Bu bilgi aÅŸamasına gelenin yaÅŸam ve sonsuz görüşü saÄŸlıklı yörüngededir: “Çünkü ÅŸu gelip geçici acılar, bizde ne sınırı ne de kısıtlaması olan sonsuz yücelik doluluÄŸunu oluÅŸturmaktadır” (II Korintoslular 4:17). İşkenceler çektikten sonra ölen gömülen ve yeniden dirilen Mesih yücelerdedir. O’nun yeterliliÄŸiyle donatılan kadın erkek sonsuz dinçliÄŸin güvenliÄŸindedir. Bu insan yüceliÄŸin sevincindedir, bilgiyle sonsuzu beklemektedir: Hastalıksız, gözyaÅŸsız, ölümsüz, iblissiz hükümranlığı.. Mesih tehlikelere açık bedenimizi kendi diriliÅŸ bedeninin benzerliÄŸine yükseltecek. Böyle güçlü bir kurtarıcıya imanla baÄŸlanmak, Tanrı’nın güncel desteÄŸine kavuÅŸmaktır.
Yazan: Thomas Cosmades
Yorumlar
Yorum yapın Geri izleme