Dünyanın ve İnsanın Yaratılışı

Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı. Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı`nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu. Tanrı, “Işık olsun” diye buyurdu ve ışık oldu. Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı. Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu. Tanrı, “Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın” diye buyurdu. Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı. Kubbeye “Gök” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu. Tanrı, “Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün” diye buyurdu ve öyle oldu. Kuru alana “Kara”, toplanan sulara “Deniz” adını verdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü. Tanrı, “Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin” diye buyurdu ve öyle oldu. Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu. okumaya devam edin…

Tanrı’nın Vaadi ve Sorumluluğumuz

tanrı vaat
Romalılar 8:13′de Elçi Pavlus okuyucularını iki olası yaşam tarzıyla yüzleştirmektedir. Birincisi şudur, “benliğe göre yaşarsanız, öleceksiniz. ” Diğer alternatif ise şudur, “bedenin kötü işlerini Ruh ‘la öldürürseniz, yaşayacaksınız.” Bu kitabın amacı, yukarıda belirtilen yaşam tarzlarından ikincisini incelemektir. İncelememize, elimizdeki metni oluşturan beş öğeyi inceleyerek başlayacağız:

İlk olarak, “öldürürseniz” kelimesinde kullanılan koşul ekine bakalım: “öldürürseniz “. Pavlus bu ifadeyi bedenin kötü işlerini öldürmekle, yaşamak arasındaki bir bağıntıyı belirtmek için kullanmaktadır. Bir başka değişle bu, hasta bir adama, “Eğer bu ilacı alırsan, bir süre sonra kendini daha iyi hissedeceksin” demeye benzer. Kendisine verilen öğüdü dinlediği taktirde bu hasta adama iyileşeceği vaadi verilmektedir. Aynı şekilde, metnimiz bizlere “bedenin kötü işlerini öldürmenin “, “yaşam ” elde etmenin kesin tek yolu olduğunu söylemektedir. Günahı gerçekten öldürmekle sonsuz yaşam arasında kopmaz bir bağ bulunmaktadır. “Günahı öldürürseniz yaşayacaksınız!” Pavlus’un buyurduğu sorumluluğu yerine getirmenin amacı budur.
okumaya devam edin…

Tanrı’nın Varlığında Sürdürülen Yaşam

coram deo
Bu bağlamda Hristiyan inancının Reform geleneğindeki bir Hristiyan için bütün yaşam Coram Deo yani Kutsal Üçlüğün varlığında sürdürülen bir yaşamdır. Kısacası, bütün yaşam bu Tanrı’nın gerçekliğinin ışığında anlaşılır. Günümüzün etkin Reform vaizlerinden olan John Piper bunu çok güzel ifade etmektedir: ‘Tanrı olmaksızın hiçbir şeyi anlamak mümkün değildir. Tanrı’yı bir kenara koyup bir şeyleri anlamaya kalkmak evrenin en önemli gerçeğini bir kenara kaldırıp atmak olacağı için tamamen gerçek dışı olacaktır”.

Bu nedenle bu geleneği izleyen Hristiyanlar klasik inanç savunmasının ardındadırlar. Aslında bazıları yanlış bir biçimde, bu gelenekteki Hristiyanların, Aristoteles’in nedene dayalı bir Tanrı varlığı kanıtlaması görüşüne inandıklarını sanırlar. Ondan sonra Kutsal Yazı’lara dönüp bunu Kutsal Üçlük ve lütufkar Tanrı anlayışıyla bağdaştırdıklarını düşünürler. Oysa bu tamamen yanlıştır. Bilinenin aksine böyle bir düşünceyle, Reform geleneği Hristiyan düşüncesinin oldukça sorunu vardır.
okumaya devam edin…

Hristiyan Olmak

hristiyan olmak
Hristiyan olmak belli kurallar bütününü yerine getirmek demek değildir. Diğer din ve inançlarda insanlar belli kuralları uygulayarak kendi ilahlarına yaklaşmaya çalışırlar. Ancak Tanrı’ya şükretmeliyiz ki bizi belli kuralları yerine getirmemiz karşılığında kurtarmıyor. Bu yüzden hristiyan olmak bazı kuralların takipçisi olmayı değil, İsa Mesih’in takipçisi olmayı gerektirir. İsa Mesih’i ise Kutsal Kitap’ı, yani tevrat, zebur ve incil’i okumadan tanımanız olanaksızdır. O yüzden Tanrı’yı tanımak istiyorsanız öncelikle O’nun sözünü okumalısınız.

Hristiyan olmak için sahip olmanız gereken ilk şey Tanrı sözüne imandır.
- Tanrı sizi seviyor ve sizinle kişisel bir ilişki kurmak istiyor. Bu baba ile çocuk ilişkisi gibidir.
- Günahlarımız yüzünden hepimiz Tanrı’dan ayrı düştük. Bu yüzden ondan uzak kaldık. Ve günahın bedeli ölümdür, hepimiz ölümü hakettik.
- İsa Mesih çarmıhta bizim günahlarımızın bedelini ödedi ve bizler O’nun ödediği bu bedel karşılığında Tanrı ile kişisel ilişki kurabilir, O’nun çocuğu olabiliriz.
okumaya devam edin…


© 2012 Hristiyan Blog | Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler
Created by Hristiyan.gen.tr
vandelay theme