Tarihin en çok merak edilen efsanelerinden biri olan Nuh’un Gemisi’nin, bulunduÄŸu iddia edildi. Hong Konglu ve Türk bilimadamlarından oluÅŸan 15 kiÅŸilik bir grup, AÄŸrı Dağı’nda 4 bin metre yükseklikte, 12 metre boyunda, 5 metre yükseliÄŸinde bir ahÅŸap yapı bulduklarını, hatta içine girip araÅŸtırma yaptıklarını da açıkladı. Grup, ahÅŸap yapıdan alınan ahÅŸap parçalarının karbon testi yardımıyla 4 bin 800 yıllık olduÄŸu, bunun da kutsal kitaplarda anlatılan Nuh Tufanı’nın tarihiyle uyuÅŸtuÄŸunu savundu. South China Morning Post gazetesine göre Hong Konglu Evangelical Media, Noah’s Ark Ministry International ve Türk bilimadamlarından oluÅŸan grup, Pazar günü Hong Kong’da yaptıkları basın toplantısında büyük iddiayı açıkladı. Grup, Nuh’un Gemisi’ne ait olduÄŸunu öne sürdükleri parçaları, gemide hayvanların bir arada tutmak için kullanılan ipleri ve çivi benzeri birçok parçayı da gazetecilere gösterdi.

Yeri gizli tutuluyor
Basın toplantısına, gruba çalışmalarının başından beri veren AÄŸrı Vali Yardımcısı Murat Güven, AÄŸrı İlk Turizm Müdürü Muhsin Bulut ve DoÄŸubeyazıt Kaymakamlık Yazı İşleri Müdür İbrahim Åžahin de katıldı. Toplantıda, ÅŸu anda yeri gizli tutulan Nuh’un Gemisi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması ve üzerinde bilimsel araÅŸtırma yapılması çaÄŸrısı da yapıldı. Grup, yapının yerinin Türk yönetiminin bölgede arkeolojik kazı için gerekli önlemleri alana kadar gizli tutulacağını da söyledi.<

Gemiye girdik
Hong Konglu grup, aşırı muhafazakar evanjelist Hristiyan kuruluÅŸları olan ‘Media Evangelism’ ve Uluslararası Nuh’un Gemisi BirliÄŸi, NAMI’den oluÅŸuyor. Türk hükümetinin destek verdiÄŸi ilk Nuh’un Gemisi araÅŸtırma grubu olduklarını söyleyen grubun lideri Man Fai Yuen, basın toplantısında şöyle konuÅŸtu: “Bizim girdiÄŸimiz bölüm, tarihte anlatılan gemiye çok benziyor. Biz, bu ahÅŸap yapının içini bulan ve görüntüleyen ilk ekip olduk. 38 milimetre uzunluÄŸundaki bir tahta parçasına, İran‘da karbon testi yaptırdık. 4 bin 800 yıl öncesine ait bir selvi aÄŸacına ait olduÄŸu ortaya çıktı.” Tevrat’a göre Nuh’un Gemisi, gofer aÄŸacından yapılmıştı. Yuen, bu iki aÄŸaç arasındaki benzerliklerin test edildiÄŸini de söyledi.

Kalıntıyı buzul korudu
AraÅŸtırmaya katılan ve daha önce birçok kez AÄŸrı Dağı’nda araÅŸtırmalar yapan Hollandalı Gerrit Aalten gemiyle ilgili verileri deÄŸerlendirirken, “Elimizde efsanevi Nuh’un Gemisi’ni bulduÄŸumuza dair güçlü kanıtlar var” diye konuÅŸtu. İstanbul Üniversitesi’nden arkeolog Prof. Oktay Belli de, bu ahÅŸap yapının bir insan yerleÅŸim biriminden kalmasının mümkün olmadığını, 3 bin 500 metreden daha yüksek bir yerde, bugüne kadar hiç insan yerleÅŸimi bulunmadığını söyledi. Grubun bir diÄŸer üyesi Sütçü İmam Üniversitesi Jeoloji Bölümü’nden Dr. Ahmet Özbek de buzulların ve volkanik maddelerin düşük ısıda bu bölgenin bozulmadan kalmasına yardım etmiÅŸ olabileceÄŸini söyledi. Basın toplantısında hazır bulunan AÄŸrı İl Turizm Müdürü Muhsin Bulut, “Bu dünyayı ÅŸoke edecek bir haber. 2 bin yıldan fazla süredir tarih ve görgü tanıkları bize bir geminin tufandan kurtularak AÄŸrı Dağı’na oturduÄŸunu söylüyor. İnsanlar bunun Nuh’un Gemisi olduÄŸuna inandı. Ben bu grubun nihayet bu gemiyi bulduÄŸuna ve bunun Nuh’un Gemisi olduÄŸuna inanıyorum” dedi. AÄŸrı Vali Yardımcısı Murat Güven de, gruptan 4 Hong Konglu’ya AÄŸrı’nın fahri hemÅŸehriliÄŸi verildi.

Ortak bildiri yayınlandı
Uluslararası Nuh’un Gemisi BirliÄŸi (NAMI) ile Türk yetkililer, basın toplantısından sonra açıkladıkları bildiride Nuh’un Gemisi’nin bulunmasının ideolojik farklılıkları da bitireceÄŸi savunuldu. Bildiride, ” Burada imzası bulunanlar AÄŸrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi için bilimsel araÅŸtırmalar yapılmasında anlaÅŸmıştır. Buradaki sonuçlar, insanoÄŸlunun ortak inançları ve tarihleri için çok önemlidir. Nuh’un Gemisi’nin keÅŸfinin yüzyıllardır süren ulusal ideolojik farklılıkları bitireceÄŸine inanıyoruz.

AraÅŸtırmalar 2008′de baÅŸladı
Grubun Türk lideri Ahmet ErtuÄŸrul da, bölgedeki bu yapıdan 2008 Haziran’da kendisine gelen bir bilgiyle haberdar olduÄŸunu belirterek, “Hemen bir ekip topladım ve yola koyuldum. AhÅŸap yapıyı bulduk ve içine girdik. FotoÄŸraflarını çektim. Yıllardır NAMI ile çalıştığım için de keÅŸfimden onları haberdar ettim” diye konuÅŸtu. Bunun üzerine Ekim 2009′da bölgeye bu kez kameralarla giden Hong Konglu ve Türk uzmanlar, volkanik kül ve buzlar altında bulunan ve el yordamıyla kazılan ahÅŸap yapının içine girdi ve görüntüledi.

15 kiÅŸilik ekip
Hong Konglu ve Türk bilimadamlarından oluşan 15 kişilik bir grup 3 yıllık araştırmalarının sonunda önemli veriler elde etti.

Gemiden parçalarla toplantı!
BİlİmadamlarI Hong Kong’daki basın toplantısında ortaya çıkardıkları çok çarpıcı verileri de açıkladılar. AhÅŸap yapının girilen bölümünün 5 metre yüksekliÄŸinde, 12 metre geniÅŸliÄŸinde olduÄŸunu açıklayan uzmanlar yapının kutu ÅŸeklinde deÄŸil, bir gemi gibi eÄŸimli olduÄŸunu vurguladı. AraÅŸtırmacı Panda Lee, “Orada bir metre eninde, yarım metre boyunca küçük bir kapı vardı. Bu kapı da, baÅŸka bir bölüme açılıyordu” diye konuÅŸtu. İki metre boyunda, iki metre eninde ve iki metre yükseliÄŸindeki bu kutu ÅŸeklindeki bölümün, hayvanların konulduÄŸu bölüm olduÄŸuna inanan araÅŸtırmacılar, burada çivi, ip ve askı parçaları da buldu. Grup, yeterli oksijenleri olmadığı için bu bölüme giremediklerini de söyledi.