Çalışmamak İçin Bahanelerimiz

Bu bölümde kendimize karşı biraz dürüst olmamız gerekiyor. Bu hayat hiç de kolay değil. Zaman sanki akıp gitmekte. Özellikle vakitsizlik çağımızın laneti gibi. Ev hanımlarının da çalışan bayanlarında, beylerimizin de bütün şikayetleri özellikle vakitsizlik üzerine.
Oysa Tanrı Sözünü çalışmak için bahanelerimizden daha çok sebebimiz vardır. AÅŸağıdaki bahanelerden bazıları muhakkak ki birimize uymaktadır. DediÄŸim gibi kendimize karşı dürüst olup bu bahanelerden hangisini kullandığımıza bir bakalım. Ve Tanrı’ya bu bahaneden kurtulmak için dua edelim. Tanrı sizi her gün her saat hatta her an sizinle bir iliÅŸki kurmak ve kendisini size tanıtmak için beklemektedir. Lütfen bunu unutmayalım.
1) Kutsal Kitap’ı sadece çok iyi eÄŸitim almış kiÅŸiler anlayabilir. Ben anlayamam çünkü eÄŸitim almadım.
Böyle bir sözü çoÄŸumuz söylemiÅŸizdir deÄŸil mi? Ama Tanrı’nın sözlerinin kimin için olduÄŸunu düşünürsek böyle bir bahaneyi geçersiz kılabiliriz. Çünkü Tanrı Sözü herkes içindir. Tanrı herkesin kendini iyi bir ÅŸekilde tanımasını ve sözünün anlamasını ister. O zaman Kutsal Kitap’ı okumak sadece eÄŸitimli kiÅŸilerin hakkı deÄŸil herkesin hakkıdır. Pekçok ilköğretim kitabında bile Kutsal Kitap’takinden daha fazla teknik terim olduÄŸunu görebiliriz aslında.
2) Kutsal Kitap sıkıcı bir kitap. Hele sayılar ve isimler. Okumaya dayanamıyorum.
Bu da her zaman duyduÄŸumuz bir ÅŸey. Kutsal Kitap’ın yüzde ellisi öykülerle doludur. Hem de heyecan verici öyküler, İbrahim’in seyahatleri, Yusuf’un köle olarak satılması ve Mısır’daki hayatı, Musa ve İsrail halkının çölde yaÅŸadıkları ve daha niceleri Bu öyküler nasıl sıkıcı olabilir? Kutsal Kitap yaÅŸayan bir kitaptır. Her ayeti canlılıkla doludur.
Åžiir sevenler Mezmurlar’ı okurken nasıl sıkılabilirler? Tanrı halkının Tanrı’ya yakarışları, sevinçleri, hüzünleri, piÅŸmanlık dolu yüreklerini görmek insanı nasıl da etkiliyor.
Peygamberlerin gördüğü görümleri biraz daha incelersek onların nasıl gerçekleştiğini bir görsek en hayalperest insanın bile aklını durdurmaya yeter sanırım.
Belki Türkiye ÅŸartlarında çeviri sorunu yaÅŸamaktayız. Genç kuÅŸak bazı kelimeleri anlamakta zorlanabilir. Ama kimse hukuk fakültesine girmem demez sanırım. Ve orada ne okuyacağınızı neyle karşılaÅŸacağınızı biliyor musunuz? Osmanlıca. Hem de senelerce bunları okumak zorundasınız. Kimse ÅŸu hukuk kitaplarını çaÄŸdaÅŸ Türkçe’ye çevirelim demiyor. Ancak ÅŸimdi yeni çeviri de yayınlanmış bulunuyor. Bu nedenle, bu bahanede ortadan kalkmış oluyor.
Sayılar ve isimlere gelince. Bu konuda haklı olabilirsiniz. Ama ilk okuduğunuz zaman bunları biraz kendinizi zorlayarak okursanız zamanla içinde Tanrı’nın planını ve harikalarını da görebilirsiniz. Tanrı boşu boşuna hiçbir iş yapmaz.
3) Ne yazık ki, çok yoÄŸun olduÄŸum için Kutsal Kitap’ı okumaya zaman bulamıyorum.
Doğrudur. Bugün çağımız zaman çağı. Yirmi dört saat neredeyse insanlara yetmemekte. Özellikle ev hanımlarından sık sık duyduğum bu bahaneyi bir yere kadar kabul edebilirim. Ama unutmayalım ki bu zamanı bize veren Tanrı’nın kendisidir. Tanrı’nın ne kadar meşgul olduğunu düşünebiliyor musunuz? Dünyanın dönmesi, yıldızların birbiriyle çarpmadan dolaşmaları,
Afrika’daki bir bebeÄŸin saÄŸlıklı bir ÅŸekilde dünyaya gelmesi vb. pek çok olayın düzeniyle ilgilenmekte. Ama milyonlarca insan O’na dua etmek istediÄŸinde, O onları dinlemek için (hem de her birini) hazırdır.
EÄŸer Tanrı’nın bizimle birlikte olmak için tasarladığı planı Kutsal Kitap içinde görebilirsek, özellikle O’nunla bizim barışımızı saÄŸlamak için kendi OÄŸlunu çarmıhta bizim için verdiÄŸini düşünürsek, biz de günümüzün bir parçasını O’na verebiliriz deÄŸil mi?
Gördüğümüz gibi bahaneler Kutsal Kitap’ı okumamak için yeterli deÄŸil. Böyle ÅŸeyler bizi Kutsal Kitap’tan ve böylece heyecan verici pek çok deneyimden uzak tutacaktır. Bahanelerimizi ve Kutsal Kitap’ı okumadığımız sürece neler kaçırdığımızı da bir kez daha düşünelim. Böylece Kutsal Kitap’ı okumak için kesin bir karar verip harekete geçebiliriz.
Yazan: Banu Çelik
Yorumlar
Yorum yapın Geri izleme