<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hristiyan Blog &#124; Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler &#187; protestan reformu</title>
	<atom:link href="http://www.hristiyanblog.com/konu/protestan-reformu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hristiyanblog.com</link>
	<description>Hristiyanlık ile ilgili bilgilerin bulunduğu güncel blog</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Nov 2010 09:33:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>31 Ekim 1517</title>
		<link>http://www.hristiyanblog.com/31-ekim-1517/</link>
		<comments>http://www.hristiyanblog.com/31-ekim-1517/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Oct 2010 21:29:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Reform]]></category>
		<category><![CDATA[martin luther]]></category>
		<category><![CDATA[protestan reformu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hristiyanblog.com/?p=905</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 31 Ekim 2010. Tam 493 yıl önce 1517 yılında Martin Luther 95 maddelik tezini Wittenberg Kale Kilisesi&#8217;nin kapısına asarak hristiyanlıkta protestan reformunu başlattı. Martin Luther: “Disputatio pro Declaratione Virtutis Indulgentiarum” (Endüljansların Kudretine ve Yararına Dair İfşaatlarla İlgili Münazara) 31 Ekim 1517 Hakikat aşkıyla ve hakikatin temellerini açığa çıkarma arzusuyla saygıdeğer Papaz Martin Luther (serbest [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hristiyanblog.com/wp-content/uploads/2010/10/luther1.jpg" alt="" title="luther" width="207" height="355" class="alignleft size-full wp-image-908" />Bugün 31 Ekim 2010. Tam 493 yıl önce 1517 yılında Martin Luther 95 maddelik tezini Wittenberg Kale Kilisesi&#8217;nin kapısına asarak hristiyanlıkta protestan reformunu başlattı.</p>
<p><strong>Martin Luther:</strong><br />
<em>“Disputatio pro Declaratione Virtutis Indulgentiarum”<br />
(Endüljansların Kudretine ve Yararına Dair İfşaatlarla İlgili Münazara)<br />
31 Ekim 1517</em></p>
<blockquote><p>Hakikat aşkıyla ve hakikatin temellerini açığa çıkarma arzusuyla saygıdeğer Papaz<br />
Martin Luther (serbest sanatlar ve kutsal teoloji Magister’i ve de aynı yerde üniversite<br />
profesörü) önderliğinde Wittenberg’de aşağıdaki önermeler hakkında bir münazara<br />
yapılacaktır. Bu yüzden şahsen Wittenberg’e gelip de sözlü olarak tartışamayacak<br />
olanların fikirlerini yazılı olarak sunmalarını rica etmektedir. Rabbimiz İsa Mesih adına.<br />
Amin.
</p></blockquote>
<p><span id="more-905"></span><br />
1.Rabbimiz ve Efendimiz İsa Mesih “Tövbe Edin”<br />
(Matta 4:17: “İsa vazedip: Tövbe edin, çünkü göklerin melekutu yakındır, demeğe o vakitten başladı.”hakkı kullanabilir.<br />
Buna rağmen suçları affetme hakkı olmadığı düşünülürse, suç tamamıyla affedilmiş sayılmayacaktır.)<br />
diye buyurduğunda, inananların tüm<br />
hayatının tövbe olması gerektiğini istemiştir.<br />
2. Bu söz, rahiplerce icra edilen sakramental tövbe, yani günah çıkarma ve kefaret<br />
ödeme olarak anlaşılamaz.<br />
3. Bununla beraber sadece içsel tövbe demek de değildir. Hayır, bedene dışsal olarak<br />
çeşitli ıstıraplar vermeyen, nefsi köreltmeye yaramayan içsel tövbeler yoktur.<br />
4. O halde [günahın] cezası, insanın kendi kendini yargılaması devam ettiği sürece<br />
bitmeyecektir. Zira bu, hakiki içsel tövbedir ve göklerin melekutuna kavuşmamıza<br />
dek sürecektir.<br />
5. Papa ya şahsen ya da Kilise Kanunu’nun otoritesiyle verdiği cezaların dışındakileri<br />
bağışlayamaz ya da bunları bağışlamak istemez.<br />
6. Papa suçları bağışlarken bunların Tanrı tarafından bağışlandığını ilan edip buna<br />
şahadet etmesi gerekir ve sadece kendi affetme yetkisi dahilindeki hallerde bu<br />
Matta 4:17: “İsa vazedip: Tövbe edin, çünkü göklerin melekutu yakındır, demeğe o vakitten başladı.”<br />
hakkı kullanabilir. Buna rağmen suçları affetme hakkı olmadığı düşünülürse, suç<br />
tamamıyla affedilmiş sayılmayacaktır.<br />
7. Tanrı suçu bağışlarken, kişiyi hem her şeyde mütevazı kılar ve hem de onu kendi<br />
vekili olan rahibin hükmü altına alır.<br />
8. Tövbe usullerine dair Kilise Kanunları sadece yaşayan insanlar için bağlayıcıdır, söz<br />
konusu Kanunlar’a göre hiçbir şey ölmüşlere tatbik edilemez.<br />
9. O halde Papa’nın şahsında teveccüh eden Kutsal Ruh bize karşı müşfiktir, çünkü<br />
saldığı fermanlarda Papa, ölümden ve zorunlu hallerden her seferinde imtina eder.<br />
10. Ölmekte olanların durumunda Araf için de Kanuni kefaret (“Kilise Kanunu” anlamında.) buyuran rahiplerin<br />
yaptıkları bu yüzden cahilce ve fenadır.<br />
11. Kanuni cezanın Araf cezasına dönüştürülmesi fikri, apaçık biçimde görülebileceği<br />
üzere, piskopozlar uyurken ekilip yeşeren yaban dikeni gibidir.<br />
12. Eskiden Kanuni cezalar, hakiki pişmanlığın göstergesi olarak Absolüsyon’dan (“Absolüsyon”: Günahtan bağışlanma sakramenti.)<br />
Esasen, ruhun cismani sınırlarından “mezun” olma işlemi<br />
anlamındadır.<br />
sonra değil önce verilirdi.<br />
13. Ölmekte olanlar bütün cezalardan ölüm dolayısıyla kurtulmuşlardır. Kanuni<br />
kurallara göre onlar, artık ölmüş kabul edilir ve bu nedenle bütün cezalardan<br />
hukuken serbest kalırlar.<br />
14. Ölmekte olanların kusurlu ruh hali ile kusurlu Tanrı aşkı, zorunlu olarak beraberinde<br />
büyük bir korku getirir. Tanrı aşkı ne kadar az ve ruh hali ne kadar kusurlu ise,<br />
korku da o kadar büyük olur.<br />
15. Bu korku ve dehşet, Araf cezasını oluşturmak açısından (başka şeyler hakkında<br />
hiçbir şey söylemiyoruz) tek başına yeterlidir, çünkü bu, ümitsizliğin dehşetine çok<br />
yakındır.<br />
16. Cehennem, Araf ve Cennet arasındaki fark ümitsizlik, yarı ümitsizlik ile güven ve<br />
selamet arasındaki fark kadar birbirinden ayrı gibi.<br />
17. Araf’taki ruhların dehşetin azalmasına ve Tanrı aşkının artmasına ihtiyaç duydukları<br />
açıktır.<br />
18. Ayrıca ne akıl, ne de Kutsal Kitap delilleri onların mükafat kazanabilme ya da Tanrı<br />
aşklarının artabilmesi halinin dışında olduğunu ispat edemeyeceği de aşikardır.<br />
19. Onların ya da en azından bazılarının, kendi selametlerinden emin oldukları ya da<br />
bunun teminat altında olduğunu düşündükleri halde, biz bu hallerden çok emin<br />
olsak da bu hallerin ispat edilemeyeceği aşikardır.<br />
20. Buna göre, bütün cezaların tam bağışlanmasından söz eden Papa, gerçekte bütün<br />
cezaları değil kendisinin hükmettiği cezaları bağışladığını demek istemektedir.<br />
21. Buna göre, Papa’nın bağışlamasıyla bir insanın bütün cezalardan kurtulduğunu ve<br />
selamete erdiğini söyleyen Endüljans vaizleri yanılgı içindedir.<br />
22. Zira Papa, Kanun’a göre bu hayatta ödenmesi gereken hiçbir cezayı Araf’taki ruhlar<br />
için bağışlayamaz.<br />
23. Eğer birinin bütün cezalarını bağışlamak mümkün olsaydı, bunu ancak en<br />
mükemmel insanlar için yapmak mümkün oldurdu, yani en azlar için.<br />
24. Ayrım yapmaksızın ve büyük bir şatafatla yürütülen cezadan kurtulma vaatleri,<br />
insanların büyük bir kısmının mecburen aldatılması anlamına gelir.<br />
25. Papa’nın Araf üzerinde sahip olduğu kudret, herhangi bir piskopozun ya da papazın<br />
özel olarak kendi piskopozluk bölgesindeki ya da cemaati dahilindeki kudretinden<br />
hiçbir farkı yoktur.<br />
26. Papa, anahtarların gücüyle değil de (ki bu konuda o bu güce sahip değildir),<br />
başkası adına yalvararak [Araf’taki] ruhların bağışlanmasını dilediğinde doğru<br />
yapmış olur.<br />
27. Paranın para kutusuna atılmasıyla birlikte ruhun daha o an [Araf’tan] uçup<br />
kurtulduğu sadece bir insan öğretisidir.<br />
28. Paranın para kutusuna atılmasıyla, ancak kârın ve hırsın artacağı kesindir, ama<br />
Kilise’nin başkası adına yalvarmasının bir netice vermesi sadece Tanrı lütfuna<br />
kalmıştır.<br />
29. Araf’taki bütün ruhların oradan parayla kurtulmak istediğini kim bilebilir ki? Örneğin<br />
Aziz Severinus ile Paskalis’in bunu istemedikleri rivayet edilir.<br />
30. Hiç kimse kendi pişmanlığında samimi olup olmadığını bilemez, tam bağışlanmaya<br />
kavuşup kavuşmadığını ise hiç bilemez.<br />
31. Gerçekten tövbekar olan insan çok nadirdir, aynı şekilde gerçekten ve samimiyetle<br />
Endüljans satın alan insan da çok nadirdir.<br />
32. Bağışlanma belgelerine sahip oldukları için kendi selametlerinden emin olanlar,<br />
bunu onlara öğreten üstatlarla birlikte ebediyete kadar mahkum olacaklardır.<br />
33. Papa’nın bağışlanma belgelerinin Tanrı ile insanı uzlaştıran, Tanrı’nın paha biçilemez<br />
bir armağanı olduğunu söyleyenlere karşı ne kadar tetikte olunsa azdır.<br />
34. Zira bu Endüljans lütufları, sakramental kefaretin cezalarıyla ilgilidir, bunlar ise<br />
insanlar tarafından tayin edilmiştir.<br />
35. Araf’tan ruh satın alıp kurtarmak ya da günah çıkarma belgeleri satın almak<br />
isteyenler için pişmanlık beyanının gerekli olmadığını vaazedenler, Hıristiyanca<br />
öğretiyor değildirler.<br />
36. Her hakiki tövbekar Hıristiyan, bağışlanma belgeleri olmadan da cezadan ve suçtan<br />
tamamıyla bağışlanma hakkına sahiptir.<br />
37. Ölü ya da canlı her hakiki Hıristiyan, Mesih’in ve Kilise’nin bütün hayırlarından<br />
payını alır. Bu ona Tanrı tarafından verilmiştir, bağışlanma belgesi olmasa bile.<br />
38. Yine de Papa aracılığıyla bahşedilen bağışlanmalar ve [Kilise’nin rahmet hazinesine]<br />
katılmalar, daha önce de söylediğim gibi, Tanrısal bağışlanmanın ifşaası oldukları<br />
için hiçbir şekilde küçümsenmemelidir.<br />
39. En alim teologlar için bile, halkın karşısında bir yandan Endüljansların bolluğunu,<br />
diğer yandan da pişmanlığın samimiyetini salık vermeleri çok zor olacaktır.<br />
40. Hakiki pişmanlık, cezayı arar ve sever. Fakat Endüljansların bolluğu, sadece<br />
cezaların gevşekliğine ve cezalardan nefret edilmesine, en azından nefret etmek için<br />
[bir vesile oluşturmasına] sebep olur.<br />
41. Papa’nın bağışlamaları dikkatli biçimde vaazedilmelidir, zira aksi halde halk, yanlış<br />
yola saparak, sevginin diğer hayır eserlerine nispetle Endüljansı tercih etmeyi<br />
düşünebilir.<br />
42. Hıristiyanlara; Endüljans satın almanın, diğer merhamet işleri ile hiçbir şekilde<br />
karıştırılmaması gerektiğinin Papa’nın da görüşü olduğu öğretilmelidir.<br />
43. Hıristiyanlara; fakirlere hibe ya da muhtaçlara yardım etmekle, bağışlanma belgesi<br />
satın almaktan daha hayırlı bir şey yaptığı öğretilmelidir.<br />
44. Sevgi, sevginin eserleriyle büyür ve insan böylece hayra erişir. Fakat bağışlanma<br />
belgeleriyle insanlar hayra erişmez, sadece cezadan kısmen serbest kalır.<br />
45. Hıristiyanlara; muhtaç birisini görmezlikten gelerek parasını bağışlanma belgesi<br />
satın almak için harcayanların, Papa’nın Endüljansını değil, Tanrı’nın gazabını satın<br />
almış oldukları öğretilmelidir.<br />
46. Hıristiyanlara; ihtiyaçlarından fazlasına sahip olanlar hariç, aileleri için hayati<br />
öneme sahip olan para ve eşyayı kendilerine ayırmaları ve bunları kesinlikle<br />
bağışlanma belgeleri için harcamamaları öğretilmelidir.<br />
47. Hıristiyanlara; bağışlanma belgelerini satın almanın, bir Tanrı emri değil, serbest<br />
iradenin bir kararı olduğu öğretilmelidir.<br />
48. Hıristiyanlara; bağışlanma belgeleri bahşeden Papa’nın aslında, bu Endüljansların<br />
getirdiği paradan ziyade dualara ihtiyaç duyduğu, bu yüzden de esasen bu duaları<br />
arzuladığı [ve beklediği] öğretilmelidir.<br />
49. Hıristiyanlara; bütün güvenlerini emanet etmedikçe Papa’nın bahşettiği bağışlanma<br />
belgelerinin yararlı, fakat bu belgeler dolayısıyla Tanrı korukularını kaybetmelerinin<br />
ise tamamıyla zararlı olduğu öğretilmelidir.<br />
50. Hıristiyanlara; Papa’nın, Endüljans vaizlerinin kullandığı cebir ve zordan haberi<br />
olsaydı Aziz Petros Kilisesi’ni Mesih’in kuzularının deri, et ve kemikleri üzerine inşa<br />
etmektense onun yanıp kül olmasını yeğleyeceği öğretilmelidir.<br />
51. Hıristiyanlara; Papa’nın asıl arzu ve görevinin, bazı Endüljans avcılarının zorla para<br />
topladıkları pek çok insana zati parasından vermek olduğu, Aziz Petros Kilisesi’ni<br />
bile bu amaç için satıp elde edeceği parayı o muhtaçlara vermek isteyeceği<br />
öğretilmelidir.<br />
52. Bağışlanma belgelerinin selameti güvenceye aldığı beyhude bir düşüncedir, aracılar<br />
ve hatta bizzat Papa ruhunu bu Endüljans için kefil etse bile.<br />
53. Çevre kiliselerde bağışlanma belgelerinin vaaz edilebilmesi için Kilise’de Tanrı<br />
Kelamı’nın susması için uğraşanlar Mesih ve Papa düşmanlarıdır.<br />
54. Aynı vaaz süresi içinde Kelam’a ayrıldığı kadar veya ondan daha fazla bir süreyi<br />
bağışlanma belgelerine ayırmak Tanrı Kelamı’na haksızlık etmektir.<br />
55. Bağışlanma belgesi, ki bu çok küçük bir şeydir, tek bir çanla, tek bir alay ve<br />
seremoni ile kutlanıyorsa; İncil’in, ki bu en büyük olandır, yüz çanla, yüz alayla ve<br />
yüz seremoniyle vaaz edilmesi gerektiği Papa’nın tartışmasız görüşüdür.<br />
56. Papa’nın Endüljansı ihsan ettiği Kilise’nin Rahmet Hazineleri, Mesih halkı tarafından<br />
yeterince bilinmediği gibi, bu Hazinelerin içeriği dahi isimlendirilmemiştir.<br />
57. Hazinelerin fani şeylerden meydana gelmediği aşikardır, zira aksi takdirde vaizlerin<br />
çoğu bu hazineleri bu kadar bol elle dağıtmaz, onları ellerinde biriktirip artırmaya<br />
çalışırlardı.<br />
58. Ayrıca bu Hazineler, Mesih ya da Azizlerin fazilet ve kazanımlarından da meydana<br />
gelmemiştir, zira Papa olmadan bile bu Hazineler kendiliğinden içsel insana inayet,<br />
dışsal insana ise dert, ölüm ve cehennem sağlamaktadır.<br />
59. Aziz Laurentius Kilise Hazinesinin fakirlere ait olduğunu söylerken, bu ifadeyi<br />
çağının anlayışı içinde kullanmıştır.<br />
60. Bu Hazinenin Mesih’in fazileti aracılığıyla armağan edilmiş olan Kilise Anahtarları<br />
olduğunu söylersek cüret etmiş olmayız.<br />
61. Çünkü kendisine tahsis edilmiş olan cezaların ve belirli hallerin affedilmesi için<br />
Papa’nın bizzatihi yeterli ve yetkin olduğu açıktır.<br />
62. Kilise’nin hakiki Hazinesi Tanrı’nın ihtişam ve inayetine dair En Kutsal İncil’dir.<br />
63. Fakat bu Hazine, birinciyi sonuncu yaptığı için doğal olarak çoğunluğun nefretini<br />
kazanmıştır.<br />
64. Öte yandan sonuncuyu birinci yapan Endüljans hazinesi doğal olarak en çok kabul<br />
görendir.<br />
65. Bu yüzden İncil’in Hazineleri geçmişte zenginliğin sahiplerini (“Tanrı sevgisi ve iman sahibi” anlamında.)<br />
avlamak için<br />
kullanılmış ağlardır.<br />
66. Endüljans hazineleri ise, zenginlik sahiplerini (“Mal ve mülk sahibi” anlamında.)<br />
avlamak için kullanılan ağlardır.<br />
67. Vaizlerin büyük bir çığırkanlıkla Endüljansın en büyük lütuf olduğunu dile<br />
getirmeleri gerçekten de bir lütuf, zira bu iyi bir kazanç kapısı.<br />
68. Fakat gerçekte bunlar, Tanrı’nın inayeti ve Haç’ın takvası ile karşılaştırıldığında en<br />
küçük olanlardır.<br />
69. Piskopoz ve papazların Papa’nın Endüljans Komiserleri’ne büyük bir saygıyla izin<br />
verme zorunluluğu vardır.<br />
70. Fakat bundan da fazla olarak, gözlerini daha da çok keskinleştirmek ve kullaklarını<br />
daha da çok açmak zorundadırlar, ki bu Komiserler, Papa’nın vekilliğini vaaz<br />
edecekleri yere kendi saçmalıklarını vaaz etmesinler.<br />
71. Papalığın bağışlanma belgelerinin hakikatine karşı gelenler aforoz edilsin ve<br />
lanetlensinler.<br />
72. Fakat Endüljans vaizlerinin haddini bilmezliğine ve küstahlığına karşı muhafızlık<br />
edenlere kutlu olsun.<br />
73. Papa, bağışlanma belgelerinin ticaretinde çeşitli hileler yapanlara karşı haklı<br />
biçimde hiddetlenip onları aforoz etmektedir.<br />
74. Fakat Papa, bağışlanma belgelerini bahane ederek kutsal sevgi ve hakikatte hile<br />
yapmaya kalkışanlara karşı daha da çok hiddetlenme isteğindedir.<br />
75. Papa’nın Endüljanslarının, Tanrı Doğuran’a (“Tanrı Doğuran” Meryem (theotokhos) anlamındadır.)<br />
karşı bir tecavüzü bile (ki bu<br />
imkansızdır) affedecek kadar güçlü olduğunu sanmak delilikten başka bir şey<br />
değildir.<br />
76. Biz ise buna karşılık, Papa’nın Endüljansının, en küçük bir affedilebilir günahı bile<br />
bizzatihi suçu açısından kaldıramadığını söylüyoruz.<br />
77. Denmektedir ki, Aziz Petros şimdi Papa olsaydı daha fazla inayet ihsan etmesi<br />
mümkün olamazdı. Bu, Aziz Petros’a ve Papa’ya karşı bir küfürdür.<br />
78. Biz ise buna karşılık, mevcut Papa’nın ve genel olarak bütün Papaların daha da<br />
büyük inayetleri tasarruflarında bulundurduklarını söylüyoruz. Bu inayet İncil’dir:<br />
Korintoslular’a Birinci Mektup 12’de yazılmış olduğu üzere: “Şifa veren ruhsal<br />
bağışlar ve yetenekler”<br />
(Korintoslulara Birinci Mektup: “Ruhsal bağışlar çeşit çeşittir, ama onları sağlayan Ruh aynıdır.” (12:4). “Yine<br />
aynı Ruh aracılığıyla birine iman, o tek Ruh’la başkasına hastaları iyi etmek için ruhsal bağışlar verilir. Birine<br />
mucizeler oluşturan güçlü işler, başkasına peygamberlik, başkasına ruhları ayırt edebilme yeteneği, başkasına<br />
çeşitli diller, başkasına da yabancı dilleri çevirme yeteneği verilir. Bunların tümünü tek ve aynı Ruh etkiler;<br />
istemi uyarınca herkese ayrı ayrı dağıtır.” (12:9-11).)<br />
vs.<br />
79. [Endüljans vaizlerince tertip edilip Kilise’lere yerleştirilen] Papalık armasıyla tezyin<br />
edilerek öncelikli bir yere asılmış olan bir Endüljans Haçının Mesih Haç’ı ile eşit<br />
değerde olduğunu söylemek küfürdür.<br />
80. Böyle şeylerin halk arasında yayılmasına neden olan vaazlara izin veren piskopoz,<br />
papaz ve teologlar mutlaka hesap vereceklerdir.<br />
81. Bu küstah Endüljans vaazları yüzünden okumuş adamların bile, Papa’nın saygısına<br />
karşı iftirada bulunanları engellemeleri ve hatta Laik’lerin kurnaz şüphelerinden<br />
kurtarmaları zorlaştırmaktadır.<br />
82. Örneğin:<br />
(Burada söz konusu iftiralara ve “kurnaz şüpheler”e örnekler vermektedir.)<br />
Kilise’yi inşa etmek için kullandığı hayırsız para uğruna, yani çok da<br />
geçerli olmayan bir nedenle, sonsuz sayıda ruhu selamete kavuşturduğuna göre,<br />
kutsal sevgi aşkına ve Araf’taki ruhların acil ihtiyaçları dikkate alındığında, yani<br />
gerçekten geçerli bir nedenle, Papa niçin Araf’ı bütün ruhlardan boşaltmıyor?<br />
83. Yahut: Endüljans’la selamete kavuşmuş olanlar için dua etmek yanlışsa eğer,<br />
ölmüşlerin cenaze törenlerine ve seneyi devriye törenlerine niçin devam ediliyor?<br />
Ayrıca ölmüşler adına kurulan vakıfların iade edilmesine ya da kapatılmasına izin<br />
verilmiyor?<br />
84. Yahut: Tanrı ve Papa karşısındaki bu yeni dindarlık nasıl bir şeydir ki, kafir ve<br />
düşman bir adama Tanrı dostu bir inananın ruhunu Araf’tan satın alarak onu<br />
kurtarma izni veriliyor da, bu inanan ve mahbubun ruhu kendi ihtiyacı dolayısıyla<br />
saf sevgi aşkına serbest bırakılmıyor?<br />
85. Yahut: Fiilen ve kullanılmaya kullanılmaya bizzatihi iptal edilmiş sayılan Kilise’nin<br />
Tövbe Kanunları niçin kaldırılmıyor da, hala Endüljansların ihsan edilmesi<br />
neticesinde para karşılığında bunlardan doğan cezalardan (sanki bu Kanun daha<br />
geçerliymişçesine) bağışlanma sağlanıyor?<br />
86. Yahut: Şimdiki zenginliği en zengin para babalarından daha çok olan Papa, sadece<br />
Aziz Petros Kilisesi’ni fakir inananların parası yerine kendi parasıyla inşa ettirmiyor?<br />
87. Yahut: Papa zaten tam tövbe ederek tüm günahlarının cezalarından bağışlanmaya<br />
ve kutsal Hazineden tam paydaşlığa hak kazanmış olanların nesini bağışlamakta<br />
veya neyin paydaşlığını ihsan etmektedir?<br />
88. Yahut: Papa şimdi tek bir defa yaptığını günde yüz defa yapsa ve her inanana bu<br />
bağışlanmaları ve paydaşlıkları ihsan etse, Kilise’ye bundan daha büyük bir kutsiyet<br />
gelebilir miydi?<br />
89. Papa bağışlanma belgelerini para kazanmak için değil de ruhları selamete<br />
kavuşturmak için ihsan ettiğinden, aynı etkiye sahip oldukları halde bundan önce<br />
ihsan edilmiş olan Endüljansları ve bağışlanma belgelerini niçin iptal etmektedir?<br />
90. Laik’lerin bu hoş olmayan argümanlarını ve şüphelerini sadece cebren bastırmak ve<br />
makul argümanlar göstermeden bunlardan kaçınmak, Kilise’yi ve Papa’yı<br />
düşmanlarının alay konusu haline getirmekte, Hıristiyanların ise mutsuz olmasına<br />
neden olmaktadır.<br />
91. Bu halde bağışlanmalar Papa’nın ruhuna ve düşüncesine uygun biçimde vaaz<br />
edilseydi eğer, bütün bu şüpheler kolayca çözümlenecek, hatta ortaya bile<br />
çıkmayacaktı.<br />
92. O zaman şu [yalancı] peygamberlere lanet olsun ki, Hıristiyanlara “Barış, Barış”<br />
derler de aslında barış değildir.<br />
93. Öte yandan şu [gerçek] peygamberlere kutlu olsun ki, Hıristiyanlara “Haç, Haç”<br />
derler de aslında [dert olup taşınması gereken] bir haç değildir.<br />
94. Hıristiyanların cezalar, ölümler ve cehennemden geçerek başları olan Mesih’i takip<br />
etme hususunda gayretkeş olmaları öğütlenmeli;<br />
95. ve yalancı bir ruhani teminatla kendilerini teselli edecekleri yerde pek çok ıstırap<br />
yaşayarak Göklerin Melekutu’na varmaları hususundan emin olmaları gerektiği<br />
söylenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hristiyanblog.com/31-ekim-1517/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reformasyon Dönemi</title>
		<link>http://www.hristiyanblog.com/reformasyon-donemi/</link>
		<comments>http://www.hristiyanblog.com/reformasyon-donemi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 20:57:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Reform]]></category>
		<category><![CDATA[protestan reformu]]></category>
		<category><![CDATA[reformasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hristiyanblog.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Diğer ülkelerin aksine en az can kaybı olan, sıkıntının en az olduğu ülke İskoçya&#8217;da, reform gerçeğinin John Knox&#8217;un yönetimi altında yapıldığını görüyoruz. İyi bir vaiz olmasına rağmen Calvin gibi iyi bir düşünür olmayan Knox, önceleri bir Roma Katolik rahibiydi. Roma kilisesi tarafından öldürülen Protestan George Wishart&#8217;ın etkisinde kalıyor. Katolik yanlıları Fransızlar tarafından Saint Andrew kalesinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hristiyanblog.com/wp-content/uploads/2009/10/reformasyon.jpg" alt="reformasyon" title="reformasyon" width="541" height="200" class="alignnone size-full wp-image-366" /><br />
Diğer ülkelerin aksine en az can kaybı olan, sıkıntının en az olduğu ülke İskoçya&#8217;da, reform gerçeğinin John Knox&#8217;un yönetimi altında yapıldığını görüyoruz. İyi bir vaiz olmasına rağmen Calvin gibi iyi bir düşünür olmayan Knox, önceleri bir Roma Katolik rahibiydi. Roma kilisesi tarafından öldürülen Protestan George Wishart&#8217;ın etkisinde kalıyor. Katolik yanlıları Fransızlar tarafından Saint Andrew kalesinin işgaliyle bir seneden fazla esir kalan Knox, beden ile ruhun çekişmesini, dünya ile olan mücadelesini deneyimliyor. Mary&#8217;nin hükümranlığı sırasında, Franfurt&#8217;a gidiyor ve buradaki Anglikan taraftarlarıyla kendi tutucu püritan görüşlerin çekiştiğini görüyoruz. Vaazlerinde, kadınların yönetici olamayacağını söylemesi, Calvin&#8217;in bile şaşırmasına neden oluyor.<span id="more-365"></span> Bu, reformasyonu yerleştirmesinde bir zorluktu onun için. 1559&#8242;da İskoç İnanç açıklamasını oluşturuyor. Westminster standartlarının uyumlanana kadar bu inanç açıklaması kullanılıyor. 1572&#8242;de ölen Knox, bütün görüşlerini Calvin&#8217;den alıyor ki; devlet ve din ilişkilerinde, kadınlar konusunda ayrıma düşüyor onunla.</p>
<p><em>Püritanizm nedir ? Öncüleri kimlerdir ? Bugüne kadar reformasyonun gelişiminin özeti.</em><br />
Püritanizmin sözlük anlamı: Püritan görüşleri doktrini (1). Püritanizmin tarih içerisinde almış olduğu evrim ve çeşitlilik, Püritanizme dair monist bir tanımlama getirmeyi güçleştirmektedir. Ünlü tarihçi Christopher Hill&#8217;in dediği gibi &#8221; Püriten &#8221; sözcüğü birçok yalnış anlama ve karıştırmayla hastalıklı bir hal almıştır. Öyleyse, öncelikle Püritanizmin karakterinde varolan bu çeşitlilik çözümlenmeye çalışılmalıdır (2). 16 ve 17. yüzyıllarda, 1. Elizabeth&#8217;in İngiliz kilisesinde başlattığı reformist harekete karşı çıkan, kendini &#8221; saflığı &#8221; aramak olarak tanımlayan bir Protestan doktrin ve ibadet şeklidir (3). 16. yüzyılda, M. Luther ve J. Calvin&#8217;in öncülüğünde Katolik kilisesine ve Papa&#8217;nın otoritesine karşı girişilen Reform hareletinin sonucunda doğmuştur ( 1529 ).</p>
<p>Püritanizmin atası Protestanlık diyorsak, öncüleri: Luther, Calvin, Zwingli, Bucer, Knox&#8217;dur. 16. yy. Avrupa&#8217;sında reform hareketi ( öze dönüş hareketi ) özellikle Zürih&#8217;de Ulrich Zwingli, Strazburg&#8217;da Martin Bucer, Cenevre&#8217;de John Calvin, Wittenberg&#8217;de Martin Luther önderliğinde yayılmaya başladı. Episkopal ve papalık sistemini kabul etmeyen İskoçyalı Protestanlar, Presbiteryen sistemi oluşturdular. İlahiyatçı John Knox&#8217;un çalışmalarıyla Prespiteryenlik İskoçya&#8217;da güçlendi (4). Reformun ilkeleri, Rotterdamlı Erasmus tarafından atılmıştır ( 1466 ). İngiltere&#8217;de John Colet ve Sir Thomas More ile birlikte çalıştı. 1517&#8242;de, Luther&#8217;in 95 maddelik tezini Wittenberg kilise kapısına çakması ile de başlamıştır. Almanya&#8217;da reform, farklı akımlara yol açtı. Zwingli, Zürih&#8217;de oluşturduğu dinsel yönetim çevresinde; devleti ve kiliseyi Tanrı&#8217;ya hizmet amacıyla birleştirdi. Calvin tarafından Basel&#8217;in takibinde Cenevre&#8217;de sınandı. 1534&#8242;de başta kral 8. Henry&#8217;nin bulunduğu Anglikan kilisesi kuruldu. Protesto hareketinin yaygınlık kazanması, reformasyonun ve çeşitli kiliselerin doğmasıyla sonuçlanmıştır.<br />
<strong><a href="http://www.hristiyan.gen.tr/forum/reformasyon-donemi-t138.html">DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hristiyanblog.com/reformasyon-donemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

