<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hristiyan Blog &#124; Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler &#187; mesih</title>
	<atom:link href="http://www.hristiyanblog.com/konu/mesih/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hristiyanblog.com</link>
	<description>Hristiyanlık ile ilgili bilgilerin bulunduğu güncel blog</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Nov 2010 09:33:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Mesih Geliyor!</title>
		<link>http://www.hristiyanblog.com/mesih-geliyor/</link>
		<comments>http://www.hristiyanblog.com/mesih-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 12:07:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karikatürler]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci geliş]]></category>
		<category><![CDATA[matta]]></category>
		<category><![CDATA[mesih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hristiyanblog.com/?p=459</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın gece hangi saatte geleceğini bilse, uyanık kalır, evinin soyulmasına fırsat vermez. Bunun için siz de hazır olun! Çünkü İnsanoğlu beklemediğiniz saatte gelecektir. Efendinin, hizmetkârlarına vaktinde yiyecek vermek için başlarına atadığı güvenilir ve akıllı köle kimdir? Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu! Size doğrusunu söyleyeyim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hristiyanblog.com/wp-content/uploads/2010/02/gununbirinde.jpg" alt="" title="gununbirinde" width="541" height="380" class="alignnone size-full wp-image-460" /></p>
<blockquote><p>&#8220;Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın gece hangi saatte geleceğini bilse, uyanık kalır, evinin soyulmasına fırsat vermez. Bunun için siz de hazır olun! Çünkü İnsanoğlu beklemediğiniz saatte gelecektir. Efendinin, hizmetkârlarına vaktinde yiyecek vermek için başlarına atadığı güvenilir ve akıllı köle kimdir? Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu! Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak. Ama o köle kötü olur da içinden, `Efendim gecikiyor` der ve öteki köleleri dövmeye başlarsa, sarhoşlarla birlikte yiyip içerse, efendisi, onun beklemediği günde, ummadığı saatte gelecek, onu şiddetle cezalandırıp ikiyüzlülerle bir tutacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.” (Matta 24:43-51)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hristiyanblog.com/mesih-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sakramentler Ne Söylerler?</title>
		<link>http://www.hristiyanblog.com/sakramentler-ne-soylerler/</link>
		<comments>http://www.hristiyanblog.com/sakramentler-ne-soylerler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 23:17:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İsa Mesih]]></category>
		<category><![CDATA[komünyon]]></category>
		<category><![CDATA[mesih]]></category>
		<category><![CDATA[sakrament]]></category>
		<category><![CDATA[Sakramentler]]></category>
		<category><![CDATA[vaftiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hristiyanblog.com/?p=218</guid>
		<description><![CDATA[Birincisi bizleri kutsallık ya da Mesih’e benzerlik yolunda bir kenara ayırırlar. Sakramentler Mesihte sahip olduğumuz yeni kimliği tanımlarlar ve bizleri bu kimliğe uygun bir biçimde yaşamaya çağırırlar. Vaftiz bizlerin Mesihle birlikte gömüldüğümüzü, eski benliğimize öldüğümüzü gösterir. Bizler artık Mesihte yeni bir yaşama dirildik, Tanrının tarih içindeki yeni bir dönemine dirildik. Mesih’in bizlere kendini karşılıksız olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hristiyanblog.com/wp-content/uploads/2009/09/sakramentlernesoylerler.jpg" alt="sakramentler" title="sakramentler" width="541" height="200" class="alignnone size-full wp-image-219" /><br />
Birincisi bizleri kutsallık ya da Mesih’e benzerlik yolunda bir kenara ayırırlar. Sakramentler Mesihte sahip olduğumuz yeni kimliği tanımlarlar ve bizleri bu kimliğe uygun bir biçimde yaşamaya çağırırlar. Vaftiz bizlerin Mesihle birlikte gömüldüğümüzü, eski benliğimize öldüğümüzü gösterir. Bizler artık Mesihte yeni bir yaşama dirildik, Tanrının tarih içindeki yeni bir dönemine dirildik. Mesih’in bizlere kendini karşılıksız olarak verdiği sofrayı hatırladığımızda bizler de kendimizi sevgide başkalarına karşılıksız verebiliriz. Ancak, Sakramentleri şöyle algılamamalıyız. Sakramentler bizleri dünyadan ayrı kılmaz. Bizi dünyadan ayrı kılan sakramentler dünyayı dışlamaya mazeret olarak kullanılamaz. Sakramentler bizlerin gururla dünyaya bakıp, ben kurtuldum sen kurtulmadın diye dışlamamıza izin vermezler. Buna yol hazırlamazlar.<br />
<span id="more-218"></span><br />
İsa bir örneğinde bir Ferisi ve vergi memurundan bahsediyordu. Yahudi toplumunda vergi memurları çok dışlanan bir kitleydi. Bu insanlar bir anlamda Roma imparatorluğu ile işbirliği yapan paralı işbirlikçiler olarak görülüyorlardı. Tanrının önünde böyle iki kişi dua ediyordu. Ferisi, vergi memuru için ‘hamdolsun ben böyle biri değilim’ diye dua ediyordu. Bu ferisi eski antlaşma sakramentlerinin anlamını kaybetmişti. Sünnet ve Fısıh sakramentlerinin anlamının bir kısmı da İsrailin dünyaya ışık olarak çağrılmış olmalarıydı. Yunusu hatırlayın. Tanrı Yunusu Nineveliler için Müjdeyi paylaşması için gönderdi. Yunus şunu dedi ‘‘Tanrım sen hata yapıyorsun’’ ve ters yöne doğru gitti. Gördüğünüz gibi burada da Yunus için antlaşmanın sakramentleri dünyayı dışlamak için izin belgesi oldu. </p>
<p>İkinci olarak sakramentler bizleri hizmete çağırırlar: En azından bizleri komşumuzla ilgilenmeye çağırırlar. Bu da Tanrı lütfunu iletmek için fiziksel öğeleri kullanmasının bir parçasıdır. Evet, sakramentler gerçekten bizleri tamamen ruhsal olan Tanrı ile ilişkilendirirler. Aynı şekilde sakramentlerin fiziksel ve materyal özellikleri olduğundan bizleri komşularımızla ilişkilendirirler. 1.Korintliler 11.bölümde, sürekli olarak Rab`bin sofrasını yapan bir kilise topluluğunun varlığını görürüz. Ama bu toplulukta çok kötü bir şey de mevcuttur. Rab`bin sofrasına çok fazla yemek getiriyorlar. Fakat bu davranışlarında öylesine aşırılığa gidiyorlar ki, Rab`bin sofrasını bir ziyafete çeviriyorlar. Gelen  kişilerin kendi evle rinde birçok yiyecekleri olmasına rağmen, bu şölende bu sofrada yemeğe geliyorlardı. Çoğu zaman da bu yemeğe aç gelen fakirler aç bir biçimde geri dönüyorlardı. </p>
<p>Bu zengin kişiler yedikleri yemek aracılığı ile İsa ile ilişkilerinin derinleşmesini isterken diğer taraftan fakirleri dışlıyorlardı. Pavlus bu yemeğe ilişkin acı bir değerlendirme yapıyor. Sizin yemeğiniz Rab`bin sofrası değildir. Çünkü bu gerçekten Rab`bin sofrası olsaydı diğerlerini hizmet için dışarıya gönderecekti. Rab`bin sofrası bizleri diğerlerine hizmete yönlendirir. Adalet için çalışmaya yönlendirir. Bunun nedeni de sakramentlerin gösterdiği göklerin egemenliğinin yalnızca ruhsal alemde olmamasından kaynaklanır. Göklerin egemenliği kilisenin dışında dünyada da mevcuttur. </p>
<p>Diğer bir uygulaması da şudur: Sakramentler bizleri ilk orijinal çağrımıza çağırır. Erkek ve Kadının o ilk konumuna. Yaratılış 1:28’e bakalım. İnsanın ilk aldığı çağrı nedir?<br />
 “Semereli olun ve çoğalın ve hükmedin ” buna bağlı olarak 2:15’i okuyalım.<br />
‘‘Ve Rab Tanrı adamı aldı, baksın ve onu korusun diye Aden bahçesine koydu’’.<br />
Bu iki pasajı birlikte okursak karşımıza şu çıkar: Bizim aldığımız ilk çağrı Tanrının hükmü altında ve O’nun yüceliği için yaradılışa bakmak ve bu yaradılışa hizmet etmektir. Peygamberler , kahinler ve krallar olarak Tanrıya hizmetimizi dünyaya bakarak gerçekleştiriyoruz. Buna çağrıldık. Bu nedenle sakramentler bizleri ilk çağrımıza yönlendiriyorlar. Bunu gerçekleştirmeye çağırıyorlar. Tanrının yarattığı dünyanın iyi hizmetkarları olmaya çağrıldık. Bilim ilerledikçe ortaya çıkan şey bizlerin yaradılışa ne kadar bağımlı olduğumuz gerçeğidir. Bu nedenle kendi iyiliğimiz için bu yaradılışa bakmalıyız. Fakat nihai olarak en yüce amacımız, bu yaradılışa bakmakta Tanrının yücelik almasıdır. Sakramentler bizlere Tanrının yaratmış olduğu dünyayı çarpıtıp ya da kötü amaçla kullanamayacağımızı gösterir. Bizler doğayı feth etmemeliyiz. Ona yıkıcı bir tarzda hükmetmemeliyiz. Bizlere bir fayda sağladığı sürece doğaya istediğimiz bir şeyi yapamayız.Bununla sakramentin ne alakası var diyebiliriz. Beden alma olayı bununla ilgilidir. Ademin insanlığı nerden geliyor? Tanrı dünyadaki bu tozu alıyor ve bunun içerisine hayat üflüyor ve Adem yaratılıyor. Beden almayı düşünün. Tanrı beden alıp dünyaya geldiğinde artık yalnızca yarattığı insana hayat üflemekle kalmıyor bu insanı birlikteliğe alıyor. Yine beden almış Tanrı oğlu çok iyi olarak yaratmış olduğu suyu, ekmeği ve şarabı alarak diyor ki, bütün bunlar size sunduğum lütfun bir göstergesidir. Tanrının böylesine derin bir onurla donattığı bu öğeleri bizler nasıl yanlış olarak kullanabiliriz. Bunlar bizi kapanış noktasına getirir.</p>
<p>Yazan: Rev. Prof. Robert Lynn</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hristiyanblog.com/sakramentler-ne-soylerler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

