Olimpiyatlar, Beden ve Akıl

Ürkeklikle debelenen yeryuvarlağı bir sürecik ışıltıya sahne: Geçici olsa da, Olimpiyat meÅŸalesinin parıltısı insanlığa sanki bir umut ışığı saçıyor. 1896′da Baron de Coubertin’in atılımıyla gündeme gelen çaÄŸdaÅŸ Olimpiyatlar 108 yıl sonra yeniden Atina’ya dönüyor. Taa baÅŸlangıçta tanrılarla ilgili oyunlar İ.Ö. 776 yılında Olimpos’ta baÅŸtanrı Zefs’in ÅŸerefine uygulandı, aralıksız olarak İ.S. 393′e dek sürdü. Böylesi uzun süreli baÅŸka bir düzenleme bilinmez. 1924′teyse kış oyunları yeni bir çaÄŸ açtı.
İlk ve tek karşılaşma 192 metrelik bir koşuydu. Kazanana yaban zeytin dallarından örülmüş basit ama şerefli bir taç takılırdı. Bunun onuru reklamcılık milyonlarından daha şanlıydı. Kazanabilmek için krallar bile halktan yarışçılarla koşuşurdu. Kazananın önemine müzik bestelenir, yontucular mermerden büstünü oyar, ozanlar onu öven şiirler yazardı. Kovalanan amaç, sağlıklı akıl sağlıklı bedende barınır düzgüsüydü. Sonraları Latince üç kelimeyle özetlendi başarının doruğu. CITIUS, ALTIUS, FORTIUS: Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü. Amaç hep aynıdır.
okumaya devam edin…


