"hristiyan" ile etiketlenmiş yazıları görüntülüyorsunuz

Hristiyan Olmak

Yorum yok

hristiyan olmak
Hristiyan olmak belli kurallar bütününü yerine getirmek demek değildir. Diğer din ve inançlarda insanlar belli kuralları uygulayarak kendi ilahlarına yaklaşmaya çalışırlar. Ancak Tanrı’ya şükretmeliyiz ki bizi belli kuralları yerine getirmemiz karşılığında kurtarmıyor. Bu yüzden hristiyan olmak bazı kuralların takipçisi olmayı değil, İsa Mesih’in takipçisi olmayı gerektirir. İsa Mesih’i ise Kutsal Kitap’ı, yani tevrat, zebur ve incil’i okumadan tanımanız olanaksızdır. O yüzden Tanrı’yı tanımak istiyorsanız öncelikle O’nun sözünü okumalısınız.

Hristiyan olmak için sahip olmanız gereken ilk şey Tanrı sözüne imandır.
- Tanrı sizi seviyor ve sizinle kişisel bir ilişki kurmak istiyor. Bu baba ile çocuk ilişkisi gibidir.
- Günahlarımız yüzünden hepimiz Tanrı’dan ayrı düştük. Bu yüzden ondan uzak kaldık. Ve günahın bedeli ölümdür, hepimiz ölümü hakettik.
- İsa Mesih çarmıhta bizim günahlarımızın bedelini ödedi ve bizler O’nun ödediği bu bedel karşılığında Tanrı ile kişisel ilişki kurabilir, O’nun çocuğu olabiliriz.
okumaya devam edin…

tanrı vaat
Romalılar 8:13′de Elçi Pavlus okuyucularını iki olası yaşam tarzıyla yüzleştirmektedir. Birincisi şudur, “benliğe göre yaşarsanız, öleceksiniz. ” Diğer alternatif ise şudur, “bedenin kötü işlerini Ruh ‘la öldürürseniz, yaşayacaksınız.” Bu kitabın amacı, yukarıda belirtilen yaşam tarzlarından ikincisini incelemektir. İncelememize, elimizdeki metni oluşturan beş öğeyi inceleyerek başlayacağız:

İlk olarak, “öldürürseniz” kelimesinde kullanılan koşul ekine bakalım: “öldürürseniz “. Pavlus bu ifadeyi bedenin kötü işlerini öldürmekle, yaşamak arasındaki bir bağıntıyı belirtmek için kullanmaktadır. Bir başka değişle bu, hasta bir adama, “Eğer bu ilacı alırsan, bir süre sonra kendini daha iyi hissedeceksin” demeye benzer. Kendisine verilen öğüdü dinlediği taktirde bu hasta adama iyileşeceği vaadi verilmektedir. Aynı şekilde, metnimiz bizlere “bedenin kötü işlerini öldürmenin “, “yaşam ” elde etmenin kesin tek yolu olduğunu söylemektedir. Günahı gerçekten öldürmekle sonsuz yaşam arasında kopmaz bir bağ bulunmaktadır. “Günahı öldürürseniz yaşayacaksınız!” Pavlus’un buyurduğu sorumluluğu yerine getirmenin amacı budur.
okumaya devam edin…

Meryem Rostampour ve Marzieh Esmaeilabad
İran’da Hıristiyan olduğu iddiasıyla iki kadın idam cezasını bekliyor. Kadınlar her ezan vakti kırbaçlanıyor, aşağılanıyor, az yemek ve su verilerek cezalandırılıyor
İran’da 27 yaşındaki Meryem Rostampour ve 30 yaşındaki Marzieh Esmaeilabad adındaki iki kadın İslam’dan Hıristiyanlığa geçtiği gerekçesiyle öldürülecek.
Bild gazetesinin haberine göre iki kadın Tahran’da bir hapishanede tutuluyor. Kadınların evine 5 Mart 2009 tarihinde baskın düzenleyen polis yaptığı aramalarda İncil’e rastlamış ve Rostampour’la Esmaeilabad hemen gözaltına alınmıştı. İnsan hakları savunucusu yazar Sabatina James onların serbest kalması için çalışıyor ve şunları söylüyor: “Tek kişilik hücrede yaşıyorlar ve gözü kapalı şekilde sorgulanıyorlar. Günde 5 kez ezan saatlerinde kırbaçlanıyorlar. Çok az su ve yemek veriliyor.”

Şeriatın hüküm sürdüğü İran’da ceza kanunlarına göre İslam’dan çıkmanın cezası şöyle: “5 ezan vaktinde kadın kırbaçlanır, kadın itaat gösterene kadar yaşam kalitesi düşürülür, yiyeceği, giyeceği kısılır.” Haber hakkında yorum yapmak için tıklayın!

hristiyan ne zaman
Gerçek Hristiyanlardan birçoğunun canını sıkan bir soru var: Görünen bir kilisenin birliğini ne zaman terk etmeli? Bu soru, Hristiyanların “kilise ümidinin bir o mezhebe, bir öbür mezhebe gidip geldiği ilgisiz ve laubali tavırlar sonucunda şiddet kazanır. Kilise birliğine gereğinden fazla değer verip, saflığın ve doğruluğun kaybını göz ardı etme pahasına korumaya alışmakla ters tarafa doğru şiddetlenir. Bazı kiliseler önderlerinin kilisenin saf-lığı, barışı ve birliği için çalışmak adına gizli bir yemin etmesini talep ederler. Ancak, eğer bir kilise doktrin ve eylemlerinde iffetsiz hale gelir ve önder gerçekten kiliseyi temiz kılma arayışında olursa, büyük bir ihtimalle kilisenin barışını ve birliğini bozmaya çalışmakla suçlanacaktır. Bu, barış, saflık ve birliği eşit şekilde korumak için ortaya atılmanın bir “görevimiz tehlike” olduğunu keşfeden Eski Antlaşma peygamberlerinin ve Yeni Antlaşma elçilerinin akıbeti gibidir.

Gerçekte kiliseler, bozulma durumuna ve bedeli ağır hatalara sıklıkla düşer. Bir kiliseyi küçük iffetsizliklerden dolayı tamamen terk etmek, merhametten yoksun kalmaktır. Saflık anlamında hiçbir kilise mükemmel değildir, ne doktrininde ne de uygulamalarında. Sabır ve merhamet, kilise tökezlediğinde gereklidir. Bununla beraber, görünen bir kilise topluluğunun, değil belki, kesinlikle terk edilmesi gereken bir an vardır ki, bu, kili-senin inancından dönecek kadar bozulduğu andır. Sapkınlık, kilise, Hıristiyan inancının temel bir gerçeğini reddettiği zaman ortaya çıkar. Eğer, örneğin, kilise müjdeyi inkar etmiş ya da Sakramentleri terk etmişse, gerçek kilise olma özelliğini sona erdirmiştir; imanlı, ondan geri çekilmeye artık mecburdur.
okumaya devam edin…


© 2010 Hristiyan Blog | Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler
Created by Hristiyan.gen.tr
vandelay theme