<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hristiyan Blog &#124; Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler &#187; amaç</title>
	<atom:link href="http://www.hristiyanblog.com/konu/amac/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hristiyanblog.com</link>
	<description>Hristiyanlık ile ilgili bilgilerin bulunduğu güncel blog</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Nov 2010 09:33:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Biz Tanrı&#8217;yı Yüceltmek İçin Yaratıldık</title>
		<link>http://www.hristiyanblog.com/biz-tanriyi-yuceltmek-icin-yaratildik/</link>
		<comments>http://www.hristiyanblog.com/biz-tanriyi-yuceltmek-icin-yaratildik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 20:13:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaratılış]]></category>
		<category><![CDATA[adem]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hristiyanblog.com/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[Westminster İnanç Açıklaması’nın Kısa Katekizm&#8217;inde (ilmihalinde) şöyle bir soru yer almaktadır: &#8220;Mesih krallık görevini nasıl yapar?&#8221; Bunun cevabı, &#8220;Mesih krallık görevini, bizleri Kendisine boyun eğdirerek, bizleri yönetip koruyarak, Kendisinin ve bizim bütün düşmanlarımızı zapt ederek ve yenerek yapar&#8221; demektedir. Bizi zevk için ezip geçecek bir Tanrı&#8217;ya aslında güvenmemiz ve hatta saygıdan kaynaklı bir korku duymamız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hristiyanblog.com/wp-content/uploads/2009/09/tanriicinyaratildik.jpg" alt="tanrı" title="tanrı" width="541" height="200" class="alignnone size-full wp-image-171" /><br />
Westminster İnanç Açıklaması’nın Kısa Katekizm&#8217;inde (ilmihalinde) şöyle bir soru yer almaktadır: &#8220;Mesih krallık görevini nasıl yapar?&#8221; Bunun cevabı, &#8220;Mesih krallık görevini, bizleri Kendisine boyun eğdirerek, bizleri yönetip koruyarak, Kendisinin ve bizim bütün düşmanlarımızı zapt ederek ve yenerek yapar&#8221; demektedir.<br />
Bizi zevk için ezip geçecek bir Tanrı&#8217;ya aslında güvenmemiz ve hatta saygıdan kaynaklı bir korku duymamız mümkün değildir. Fakat bizlerin uğruna kendi ellerine çiviler çaktırabilecek olan bir Tanrı&#8217;ya yürekten bir saygı ve bu saygıdan kaynaklı korku duyarız. Ve yürekten güveniriz.</p>
<p> Bu nedenle, Reform geleneğindeki bir Hristiyan için Tanrı&#8217;nın egemenliğinin kurtaran lütfü her zaman esas olandır. Yani Luther&#8217;in lütfü vurgulaması, Calvin&#8217;in öğretisinde Tanrı hükümranlığını öne çıkarmak şartıyla lütfün ne denli önemli olduğunun dile getirilmesi şeklinde yerini bulmaktadır. Her şeye kadir, her şeyin sahibi, evrenin hakimi olan o yüce Yaratan o görkeminin ifadesi olarak yaptığı her şeyi lütfundan dolayı yapmaktadır. Mesih İsa&#8217;da bize sağlanan kurtarış, bağışlanma, sonsuz yaşam hep bu hükümran Tanrı&#8217;nın lütfunun bize dökülmesidir. Bu geleneğin samimi inanlısının bakış açısı hep bu en zirve noktadan başlamaktadır.<br />
<span id="more-170"></span><br />
Yunus peygamber kurtarışın Tanrı&#8217;ya ait olduğunu çok iyi bir biçimde bize hatırlatmaktadır. Kurtuluş, insan katılımıyla söz konusu olan bir hadise değildir. Tamamen ilahi bir biçimde Tanrı elinden bize ulaşan bir olaydır. Baba&#8217;nın o seçip çağıran sevgisine göre Mesih İsa&#8217;nın kurtaran işinin Ruh&#8217;ça bize uygulanmasıdır.<br />
Eğer bu kurtarma işinde bizim gücümüz, katılımımız olsaydı Tanrı&#8217;nın Mesih İsa&#8217;daki kurtarış amacına insan istemi karışır ve karışıklık olurdu. Bu nedenle ve İncil&#8217;in bize bildirisi doğrultusunda kurtuluş hiçbir biçimde insanın iradesiyle ve istemiyle gerçekleşen bir olay değildir. Tanrı&#8217;nın evlatları olarak, Tanrı&#8217;da yeniden doğuşu alarak doğmamız, yani Mesih İsa&#8217;ya samimi bir imanla inanmamız tamamen göklerdeki Baha’ınızın iradesi doğrultusundadır.</p>
<p>İşte, Reform geleneğinde imanını sürdüren samimi bir Hristiyan&#8217;ın yaşadığı ve teneffüs ettiği iman atmosferi Tanrı&#8217;nın böylesine muhteşem hükümranlığı içindedir.<br />
Bizler Tanrı&#8217;nın muhteşem krallığına hayran olup tapınmayı arzuluyor ve yalnız bunu arıyoruz. Yeşaya&#8217;daki şu ayetleri birlikte okuyalım: &#8220;Kral Uzziyanın öldüğü yıl yüce ve görkemli Rab&#8217;bi gördüm; tahtta oturuyordu, giysisinin etekleri tapınağı dolduruyordu. Üzerinde Seraflar duruyordu; her birinin altı kanadı vardı; ikisiyle yüzlerini, ikisiyle ayaklarını örtüyor, öbür ikisiyle de uçuyorlardı. Birbirlerine şöyle sesleniyorlardı: &#8216;Her Şeye Egemen RAB kutsal, kutsal, kutsaldır. Yüceliği bütün dünyayı dolduruyor&#8217;. Ser afların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu. &#8216;Vay başıma! Mahvoldum&#8217; dedim, &#8216;Çünkü dudakları kirli bir adamım, dudakları kirli bir halkın arasında yaşıyorum. Buna karşın Kral&#8217;ı, Her Şeye Egemen RAB&#8217;bi gözlerimle gördüm/ Seraflar&#8217;dan biri bana doğru uçtu, elinde sunaktan maşayla aldığı bir kor vardı&#8221; (Yşa. 6:16).<br />
Ya da Eyü. 42:46&#8242;ya bakalım: &#8220;&#8216;Dinle de konuşayım9 dedin, &#8216;Ben sorayım, sen anlat/ Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, şimdiyse gözlerimle gördüm seni. Bu yüzden kendimi hor görüyor, toz ve kül içinde tövbe ediyorum.&#8221;</p>
<p>Bu ve benzeri ayetlere baktığımızda Reform geleneğindeki samimi bir Hristiyan&#8217;ı iman ve ibadet için harekete geçiren o muhteşem Tanrı hükümranlığını görebilmek mümkündür. Ancak yaratılana düşen, bu muhteşem Kral&#8217;ın önünde eğilip, diz çöküp, yürek secdesiyle secde etmek ve bütün yüceliği O&#8217;na, yalnız O&#8217;na vermektedir.<br />
Yaratılmamızın tek ve büyük nedeni aslında Westminster Kısa İlmihali&#8217;nde çok açıkça dile getirilmiştir. Westminster Kısa İlmihali&#8217;nin ilk sorusu şudur: &#8220;İnsanın var olmasının, varlığının, yaratılmasının yegane, tek, esas olan amacı nedir?&#8221; Hemen bu soruya şöyle bir cevap gelir: &#8220;İnsanın varlığının, var olmasının, yaratılmasının tek ve biricik amacı Tanrı&#8217;yı yüceltmesi ve sonsuza dek O&#8217;ndan zevk almasıdır.&#8221;</p>
<p><strong>Yazan: </strong>Rev. Prof. Robert Lynn</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hristiyanblog.com/biz-tanriyi-yuceltmek-icin-yaratildik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

