Tanrı ile Dostluk

...Güdülerimizin olduğu yüreklerimizi incelemeyi ve tek başına kazanmayı reddettiğimizde; ruhsal huzursuzluklarımız artıyor. İlişkiler ve etkinliklerin çoğuna eşlik eden döküntüleri, canlılığımızın kaldırdığı gibi Tanrı'nın işlerinde işlek olarak, etken kalarak, doğru şekilde devam ederek kendi kendimizi eğitebiliriz. Yalnızlık anlarında, kendi kenimizi incelemenin güç çalışmasını tek başına ele alarak ve kendimizi geriye doğru çekerek disiplin altına almadıkça; dinginlik, yalnızca ufak bir düş olarak kalacaktır. Nasıl işleğim olabilir.. ve bir son gibi ne kadar boş ! Sözcükleri söylüyoruz, ama onların hiçbir anlamı yok. Kendimizi yaşamayan doğrularda gidip gelirken buluyoruz ve bir ruhanilik uyduruyoruz.
Devamını okumak için tıkla!
Göklerdeki Babamız

Hiçbir şey Tanrı konusunda yapılan sadık, içten ve sürekli bir araştırma kadar insan aklını daha fazla genişletemeyecek; insan ruhunu daha fazla büyütmeyecektir. Kederinizi kaybetmek ister miydiniz? Üzüntülerinizi atıp kurtulmak ister miydiniz? O zaman gidin ve kendinizi Tanrı'nın derin sularına bırakın; O'nun uçsuz bucaksızlığında kaybolun ve kendinizi dinlenmiş, tazelenmiş ve canlanmış bulun. Tanrı konusunda derin derin düşünmekten başka, ruha böyle huzur veren; üzüntüleri ve kederleri böyle dindiren; felaket rüzgarlarına böyle huzur getiren başka hiçbir şey bilmiyorum.
Charles Haddon Spurgeon
İnsan Tanrı Konusunda Yalnızca İki Seçeneğe Sahiptir

Aslında insan Tanrı konusunda yalnızca iki seçeneğe sahiptir. O zaman bize düşen sadece iki seçenek bulunmaktadır. Yaratılmış olarak ya Tanrı'yı yüceltip O'ndan sonsuza kadar zevk almak ya da bunun tam aksini yapmak. Bunun ikisi arasında olabilecek, durulabilecek her hangi bir yer yoktur.
Biz yolda yürürken, gezerken, çalışırken, otururken, kalkarken, ibadet ederken, dua ederken hep O muhteşem hükümranın yarattığı, tamamladığı yeryüzünde, göğün altındayız. Ve kısacası aslında hepimiz O'na ait olduğumuz için herkesin böylesi bir tek hükümranın önünde diz çökmekten ve O'na yücelik vermekten başka çıkar yolu yoktur. Ve böyle bir hükümranın, "Mesih Rab'dir" diye bize ilan ettiği müjdesinin ardı sıra gitmekten başka da aslında yolumuz yoktur.
Yaratan ve Yaratılan Arasında Önemli Bir Ayrım Vardır

Kutsal Kitap teolojisi her zaman yaratan ve yaratılan arasındaki o önemli ayrımı vurgulamaktadır. Yani insan yaratanı kendi aklına, nedenlerine, düşüncesine, algılarına göre şekillendiremez. İnsan sınırlıdır. Bu bağlamda yeniden vurgulamak gerekirse Tanrı’nın var oluşu bize bağlı değildir. Yu. 5:26'da şöyle diyor: "Çünkü Baba, kendisinde yaşam olduğu gibi, Oğula da kendisinde yaşam olma özelliğini verdi". Yaşam ve her şey O'ndan geldiğine göre ve her şeyin çıkışı Kendisine ait olduğuna göre Tanrı, Kendisi dışında hiçbir şeye bağlı değildir.
Her şey Kendisine bağlı ve Kendisinden kaynaklı olduğuna göre, Tanrı Kendi sınırsızlığında değişmezliğin de abidesidir. Bu nedenle "Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rab'den bir şey alacağın ummasın" (Yak. 1:7) ayeti doğrultusunda kararsız, değişken ve sınırlı olan insanın Rab'le kolay bir bağı olması, Rab lütuf göstermedikçe mümkün de değildir. Bu nedenle, Tanrı'yı tanımlamak, anlamak, varlığına karar verip vermemek insanın kararlarına bağlı değildir.
Tanrı Her Şeyin Başlangıcıdır

Tanrı her şeyin başlangıcıdır. Kutsal Kitap Tanrı'nın bize Kendisini anlattığı özel vahyidir. Kendisine çağırdıklarına, Kendi halkına hitap eden Kutsal Kitap daha ilk sözleriyle Tanrı'yı, Tanrı kavramını, O'nun yaratıcılığını, sahipliğini bize açıklamaktadır. Bu nedenle, Tanrı'nın Kutsal Kitap’ına samimi bir biçimde iman eden bir kişi için, Kutsal Kitap nereden başlarsa onun da oradan başlaması adeta bir olmazsa olmaz ilkedir.
İman eden kişinin de Kutsal Kitap’ın başladığı yerden başlaması ne demektir? Bütün düşüncemizin yegane sahibi Tanrı'dır. Bizim bilgimiz sınırlıdır, konuşmamız sınırlıdır. Oysa her şeye kadir olan Tanrı bütün bilginin sahibidir. O, her şeyin de başı olduğuna göre, o zaman düşüncemizin sahibi olarak O, bizim de başımızdır. Kısacası, bütün düşüncelerimiz ancak O'nda başlamış olmaktadır.
Tanrı Değişmezdir

Kutsalların dayanmasının temelinde bunların her biri vardır. Bundan sonraki birkaç bölümde bu beş yöntemden söz edeceğiz. Bu bölümde Tann'nın değişmeyen doğasını göz önüne alacağız. Kutsalların Dayanması hakkındaki bu yazıyı okumak için tıklayın!