John Calvin’in Yaşamı

John Calvin 10 Temmuz 1509'da Fransa'nın Noyon kentinde doğdu. Gramer ve dil konusunda Maturius Corderius'un gözetmenliğinde Paris'te eğitim aldı ve Montaign Koleji'nde İspanyol bir profesörden felsefe dersleri aldı. Genç Calvin'in yaşamı daha çok, Noyon Psikoposu'nun yardımcısı olan babası tarafından kontrol edilmekteydi. Her ne kadar Calvin kendisini sıradan insanlardan birisi olarak tanımlasa da, babası oldukça hırslı bir kişiydi. Oğlunun entellektüel ve zeka bakımından arkadaşlarından bir hayli farklı olduğunu farkeden babası, onun aristokrat bir ailenin gözetiminde eğitim almasını istedi. Bu eğitim için genç Calvin, Montmore ailesinin gözetimine bırakıldı. Bu ailenin yanındaki eğitimini tamamladıktan sonra Calvin, Sorbonne Üniversitesi'ne gitti. Calvin'in babası, oğlunun bir gün rahip olacağını ve gençliğinden beri açıkça herkes tarafından görülen yetenekleriyle Katolik Kilisesi'nde önemli bir pozisyona yükseleceğini umut ediyordu. Bir süre sonra Calvin'in babası bu yöndeki planlarını değiştirmeye başladı. Avukatların rahiplerden çok daha fazla para kazandıklarını gördüğünde, oğlunun bütün çalışmalarını bırakıp bir hukuk fakültesinde okumasını istedi. Calvin, isteksiz de olsa babasının sözünü dinleyerek Paris'in en seçkin hukuk fakültelerinden birisinde eğitimine başladı. Ancak Calvin, hayatının bu döneminde yaşamının geri kalanında gerçekten ne yapmak istediği konusunda kendisine sorular sormaya başlamıştı. Aslında ne bir rahip ne de bir avukat olmak istiyordu. Calvin'in istediği tek şey, bir ilim adamı olarak kitap yazmak ve insanların bu kitapları okuduklarını bilmekti. Calvin yaklaşık 23 yaşlarındayken, Romalı Stoacı filozof Seneca'nın yazdığı De Clementia (Merhamet Üzerine) adlı kitap üzerine bir yorum kitabı yazdı. Kitabın konusunun ve içeriğinin üst düzeyde bir dilde yazılması nedeniyle Calvin bu kitaptan elde edeceğini umduğu ünü elde edememişti.
Calvin yazdığı kitaplarda hemen hemen kendisinden hiç bahsetmezdi. Bu yüzden Calvin'in nasıl iman ettiği konusunda elimizdeki tek bilgi, Mezmurlar üzerine yazdığı yorum kitabının önsözünde bulunmaktadır. Calvin burada kendisi hakkında şunları söylemektedir: “Hırslı ve kendim için bir ad kazanmak üzere çıktığım bu yolculukta devam ederken, Tanrı yolumu başka bir yöne çevirdi ve bana beklenmedik bir iman verdi”. Calvin'in yüreğindeki bu değişimin tarihi tam olarak tesbit edilemese de, 1532 yılından olduğu tahmin edilmektedir. 1534 yılında Calvin, babasının onun eğitim masraflarını karşılaması için atamış olduğu Katolik Kilisesi'ndeki görevinden istifa etti ve aldığı maaşı tamamen geri çevirdi. Babasının ölümü üzerine Noyon'a geri dönen Calvin, burada bir süre kaldıktan sonra tekrar Paris'e geri döndü.
Reformasyon Dönemi

Diğer ülkelerin aksine en az can kaybı olan, sıkıntının en az olduğu ülke İskoçya'da, reform gerçeğinin John Knox'un yönetimi altında yapıldığını görüyoruz. İyi bir vaiz olmasına rağmen Calvin gibi iyi bir düşünür olmayan Knox, önceleri bir Roma Katolik rahibiydi. Roma kilisesi tarafından öldürülen Protestan George Wishart'ın etkisinde kalıyor. Katolik yanlıları Fransızlar tarafından Saint Andrew kalesinin işgaliyle bir seneden fazla esir kalan Knox, beden ile ruhun çekişmesini, dünya ile olan mücadelesini deneyimliyor. Mary'nin hükümranlığı sırasında, Franfurt'a gidiyor ve buradaki Anglikan taraftarlarıyla kendi tutucu püritan görüşlerin çekiştiğini görüyoruz. Vaazlerinde, kadınların yönetici olamayacağını söylemesi, Calvin'in bile şaşırmasına neden oluyor. Bu, reformasyonu yerleştirmesinde bir zorluktu onun için. 1559'da İskoç İnanç açıklamasını oluşturuyor. Westminster standartlarının uyumlanana kadar bu inanç açıklaması kullanılıyor. 1572'de ölen Knox, bütün görüşlerini Calvin'den alıyor ki; devlet ve din ilişkilerinde, kadınlar konusunda ayrıma düşüyor onunla.
Püritanizm nedir ? Öncüleri kimlerdir ? Bugüne kadar reformasyonun gelişiminin özeti.
Püritanizmin sözlük anlamı: Püritan görüşleri doktrini (1). Püritanizmin tarih içerisinde almış olduğu evrim ve çeşitlilik, Püritanizme dair monist bir tanımlama getirmeyi güçleştirmektedir. Ünlü tarihçi Christopher Hill'in dediği gibi " Püriten " sözcüğü birçok yalnış anlama ve karıştırmayla hastalıklı bir hal almıştır. Öyleyse, öncelikle Püritanizmin karakterinde varolan bu çeşitlilik çözümlenmeye çalışılmalıdır (2). 16 ve 17. yüzyıllarda, 1. Elizabeth'in İngiliz kilisesinde başlattığı reformist harekete karşı çıkan, kendini " saflığı " aramak olarak tanımlayan bir Protestan doktrin ve ibadet şeklidir (3). 16. yüzyılda, M. Luther ve J. Calvin'in öncülüğünde Katolik kilisesine ve Papa'nın otoritesine karşı girişilen Reform hareletinin sonucunda doğmuştur ( 1529 ).
Püritanizmin atası Protestanlık diyorsak, öncüleri: Luther, Calvin, Zwingli, Bucer, Knox'dur. 16. yy. Avrupa'sında reform hareketi ( öze dönüş hareketi ) özellikle Zürih'de Ulrich Zwingli, Strazburg'da Martin Bucer, Cenevre'de John Calvin, Wittenberg'de Martin Luther önderliğinde yayılmaya başladı. Episkopal ve papalık sistemini kabul etmeyen İskoçyalı Protestanlar, Presbiteryen sistemi oluşturdular. İlahiyatçı John Knox'un çalışmalarıyla Prespiteryenlik İskoçya'da güçlendi (4). Reformun ilkeleri, Rotterdamlı Erasmus tarafından atılmıştır ( 1466 ). İngiltere'de John Colet ve Sir Thomas More ile birlikte çalıştı. 1517'de, Luther'in 95 maddelik tezini Wittenberg kilise kapısına çakması ile de başlamıştır. Almanya'da reform, farklı akımlara yol açtı. Zwingli, Zürih'de oluşturduğu dinsel yönetim çevresinde; devleti ve kiliseyi Tanrı'ya hizmet amacıyla birleştirdi. Calvin tarafından Basel'in takibinde Cenevre'de sınandı. 1534'de başta kral 8. Henry'nin bulunduğu Anglikan kilisesi kuruldu. Protesto hareketinin yaygınlık kazanması, reformasyonun ve çeşitli kiliselerin doğmasıyla sonuçlanmıştır.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!
Aydınlanma Çağı ve Romantizm

Büyük Bölünme: Aydınlanma Çağı ve Romantizm
16. yy'daki Reformasyon hareketi, kilisede " büyük bölünmeye " yol açmıştır. Evet! Kilisede, gerçek bir bölünme yaşanmıştır. Hristiyan Kilisesi, Katolikler ve Protestanlar; Protestanlar da, Reformcular, Lutherciler, Anglikanlar, Anabaptistler vb. olarak bölünmüştür. Ancak genelde verilen adla " büyük bölünme ", büyük aydınlamayla 18. yüzyılda ortaya çıkmıştır.
Bu yazının devamını okumak için burayı tıklayın!