"Kutsal Kitap" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

bahane
Bu bölümde kendimize karşı biraz dürüst olmamız gerekiyor. Bu hayat hiç de kolay değil. Zaman sanki akıp gitmekte. Özellikle vakitsizlik çağımızın laneti gibi. Ev hanımlarının da çalışan bayanlarında, beylerimizin de bütün şikayetleri özellikle vakitsizlik üzerine.

Oysa Tanrı Sözünü çalışmak için bahanelerimizden daha çok sebebimiz vardır. Aşağıdaki bahanelerden bazıları muhakkak ki birimize uymaktadır. Dediğim gibi kendimize karşı dürüst olup bu bahanelerden hangisini kullandığımıza bir bakalım. Ve Tanrı’ya bu bahaneden kurtulmak için dua edelim. Tanrı sizi her gün her saat hatta her an sizinle bir ilişki kurmak ve kendisini size tanıtmak için beklemektedir. Lütfen bunu unutmayalım.
okumaya devam edin…

kutsal kitap
Her Hristiyanın yaşamının içinde diğer insanlardan farklı olarak önemli bir başvuru kaynağı vardır. Bu Kutsal Kitap’tır. Kutsal Kitap aslında her başımız sıkıştığında elimize alıp bize cevap vermesini beklediğimiz bir kitap değildir. Bu kitap diğer başvuru kaynaklarından çok daha ötede bir kitaptır. Bizim hayata bakış açımızı etkileyen, yaşama anlam katan, her şeyi öğrendiğimiz, en önemlisi bizim için en değerli kişi olan Tanrı’nın bize verdiği bir emanettir.
Kutsal Kitap’ı çalışmanın neden önemli olduğu hakkında çok sebepler sıralayabiliriz. Ancak en önemlilerine biraz bakalım.
okumaya devam edin…

kutsal kitap
Kutsal Kitap’ı (Tevrat, Zebur ve İncil) kesinlikle kabul etmemizin nedeni O’nun Tanrı’nın kendisinin bize esinleyerek vermiş olmasındandır. Bu yüzden her imanlı bu kitabı yaşamının mutlak yetki kaynağı olarak kabul etmelidir. Biliyoruz ki, Kutsal Kitap, Tanrı sözüdür. Ve Tanrı kendi istek ve emirlerini bu kitap aracılığıyla insanoğluna bildirmiştir. Eğer Tanrı’yı tek yetkili olarak kabul ediyorsak, Kutsal Kitap’ın yetkisini de kabul etmemiz gereklidir.
O’nu okurken ya da çalışırken de bu yetkiyi ciddiye almalıyız.
“Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek ve doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır” (2. Timoteyus 3:16).

Tanrı Sözünün yetkisini kabul ettiğimizde dolaylı olarak bir söz vermiş oluyoruz. Bu da Tanrı Sözünün dediklerini yerine getirmektir. Yetkiye boyun eğmek, pratikte uygulamayı gerektirir. Tanrı sözünün sadece okuyucuları olmaktan daha ileriye bir adım atmamız gerekir. Bu da uygulamaktır. Tanrı sözünü ve Tanrı’nın bizden ne istediğini öğrendikçe, bunu uygulamamız da gerekecektir. Kutsal Kitap’ın yetkisi sadece O’nu kabul etmek değil, kabul edip hayata geçirmektir. Tıpkı Yakup’un dediği gibi: “Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun” (Yakup 1:22).”
Yazan:
Banu Çelik

galatya
Rev. İlhan Keskinöz tarafından,“Galatyalılar Mektubu yazıldığında, bu Mektubun alıcıları ne anlamalı ve ne yapmalıydılar? Kutsal Kitap bütününde bu Mektubun mesajı ne olmalıydı?” sorusuna açıklık getirmek için ayetler incelenirken; diğer yandan da “Galatyalılar Mektubunu okuyan bugünün kilisesi olarak bizler bu mektuptan nasıl pratik bir ders çıkartmalıyız?” sorusuna cevap aramak için yazılmış bir vaaz/kutsal kitap çalışması.
Okumak için burayı tıklayın!


© 2012 Hristiyan Blog | Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler
Created by Hristiyan.gen.tr
vandelay theme