Kilisenin Tohumu

"Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek." (Matta 16:18)
Jeremiah Burroughs'un "Kilisenin Tohumu" isimli yazısını okumak için burayı tıklayın!
Bir imanlı, birliğinden ne zaman kopmalı?

Gerçek Hristiyanlardan birçoğunun canını sıkan bir soru var: Görünen bir kilisenin birliğini ne zaman terk etmeli? Bu soru, Hristiyanların "kilise ümidinin bir o mezhebe, bir öbür mezhebe gidip geldiği ilgisiz ve laubali tavırlar sonucunda şiddet kazanır. Kilise birliğine gereğinden fazla değer verip, saflığın ve doğruluğun kaybını göz ardı etme pahasına korumaya alışmakla ters tarafa doğru şiddetlenir. Bazı kiliseler önderlerinin kilisenin saf-lığı, barışı ve birliği için çalışmak adına gizli bir yemin etmesini talep ederler. Ancak, eğer bir kilise doktrin ve eylemlerinde iffetsiz hale gelir ve önder gerçekten kiliseyi temiz kılma arayışında olursa, büyük bir ihtimalle kilisenin barışını ve birliğini bozmaya çalışmakla suçlanacaktır. Bu, barış, saflık ve birliği eşit şekilde korumak için ortaya atılmanın bir "görevimiz tehlike" olduğunu keşfeden Eski Antlaşma peygamberlerinin ve Yeni Antlaşma elçilerinin akıbeti gibidir.
Gerçekte kiliseler, bozulma durumuna ve bedeli ağır hatalara sıklıkla düşer. Bir kiliseyi küçük iffetsizliklerden dolayı tamamen terk etmek, merhametten yoksun kalmaktır. Saflık anlamında hiçbir kilise mükemmel değildir, ne doktrininde ne de uygulamalarında. Sabır ve merhamet, kilise tökezlediğinde gereklidir. Bununla beraber, görünen bir kilise topluluğunun, değil belki, kesinlikle terk edilmesi gereken bir an vardır ki, bu, kili-senin inancından dönecek kadar bozulduğu andır. Sapkınlık, kilise, Hıristiyan inancının temel bir gerçeğini reddettiği zaman ortaya çıkar. Eğer, örneğin, kilise müjdeyi inkar etmiş ya da Sakramentleri terk etmişse, gerçek kilise olma özelliğini sona erdirmiştir; imanlı, ondan geri çekilmeye artık mecburdur.