"Haberler" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

18 Nisan 2007′de Malatya Katliamında dünyadan ayrılan ve RAB’bin yanına giden üç kardeşimiz için bugün Elazığ ve Malatya’da anma törenleri yapıldı.

Malatya’daki Zirve Yayınevi’ne 18 Nisan 2007 tarihinde düzenlenen baskında öldürülen 1′i Alman 3 kişiden Uğur Yüksel, ölümünün üçüncü yılında Elazığ’daki mezarının başında anıldı. Anma törenine, Yüksel’in annesi ve Protestan kilisesinin temsilcileri ve cemaat üyeleri katıldı. Malatya’daki Zirve Yayınevi’ne düzenlenen baskında öldürülen Uğur Yüksel’in Elazığ merkeze bağlı Mansuruşağı Mezrası’ndaki mezarı başında yapılan anma törenine, felçli olan babası İbrahim Yüksel katılmazken annesi Hatice Yüksel ve Protestan kilisesinin sözcüleri ve cemaat üyeleri katıldı. Geçmiş yıllara oranla daha kalabalık bir grubun katıldığı anma töreninde, anne Hatice Yüksel oğlunun mezar taşına sarılarak yapılan ayini izledi. okumaya devam edin…

Kardeşler bugün ortalıkta şöyle bir dua isteği dolaşıyor;
“yalvarıyorum hindistan kilisesi için dua edin.budistler iki akşam önce 20 kiliseyi yaktılar.Bugün olisabang bölgesinde 200 kiliseyi yok etme planı hazırladılar.Bu 24 saat içinde 200 misyoneri öldüreceklerini açıkladılar.Şuan tüm hristiyanlar gizlenmeye çalışıyorlar.Lütfen onlar için dua edin ve bu haberi tüm hristiyanlara iletin.Allaha yalvaralım ki hindistandaki kardeşlerimize merhamet göstersin”

Bu bir yalan. Hindistan’da Olisabang diye bir bölge yok. Böyle bir saldırı yaşanmadı. Bu mesaj aylardır çeşitli ortamlarda ingilizce olarak ortada dolaşan kandırmaca forward mail’dir. Şimdi Türkçe’ye çevirilmiş ve Türk hristiyanlar arasında yayılmaya çalışılıyor. Hindistan halkını dualarınızda anmayı unutmayınız, ancak lütfen böyle bir olayın olduğu konusunda duyuru yapanları uyarınız.

Hristiyan bilgi kaynağı

http://www.hristiyan.gen.tr

Evet, O gerçekten dirildi! Herkesin Diriliş Bayramını kutlarız.

Şabat Günü`nü izleyen haftanın ilk günü, tan yeri ağarırken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler. Ansızın büyük bir deprem oldu. Rab`bin bir meleği gökten indi ve mezara gidip taşı bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu. Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı. Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar. Melek kadınlara şöyle seslendi: “Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa`yı aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O`nun yattığı yeri görün. Çabuk gidin, öğrencilerine şöyle deyin: `İsa ölümden dirildi. Sizden önce Celile`ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.` İşte ben size söylemiş bulunuyorum.”

Kadınlar korku ve büyük sevinç içinde hemen mezardan uzaklaştılar; koşarak İsa`nın öğrencilerine haber vermeye gittiler. İsa ansızın karşılarına çıktı, “Selam!” dedi. Yaklaşıp İsa`nın ayaklarına sarılarak O`na tapındılar. O zaman İsa, “Korkmayın!” dedi. “Gidip kardeşlerime haber verin, Celile`ye gitsinler, beni orada görecekler.”

Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler. Başkâhinler ileri gelenlerle birlikte toplanıp birbirlerine danıştıktan sonra askerlere yüklü para vererek dediler ki, “Siz şöyle diyeceksiniz: `Öğrencileri geceleyin geldi, biz uyurken O`nun cesedini çalıp götürdüler.` Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.” Böylece askerler parayı aldılar ve kendilerine söylendiği gibi yaptılar. Bu söylenti Yahudiler arasında bugün de yaygındır.

On bir öğrenci Celile`ye, İsa`nın kendilerine bildirdiği dağa gittiler. İsa`yı gördükleri zaman O`na tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi. İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi:
“Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh`un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte BEN, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.

(KUTSAL KİTAP, MATTA 28.BÖLÜM)

Kutsal Cuma

1 yorum

Kutsal Kitap, Matta 27.Bölüm 32-66
Dışarı çıktıklarında Simun adında Kireneli bir adama rastladılar. İsa`nın çarmıhını ona zorla taşıttılar.Golgota, yani Kafatası denilen yere vardıklarında içmesi için İsa`ya ödle karışık şarap verdiler. İsa bunu tadınca içmek istemedi. Askerler O`nu çarmıha gerdikten sonra kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar. Sonra oturup yanında nöbet tuttular. Başının üzerine, BU, YAHUDİLER`İN KRALI İSA`DIR diye yazan bir suç yaftası astılar.

İsa`yla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydut da çarmıha gerildi. Oradan geçenler başlarını sallayıp İsa`ya sövüyor, “Hani sen tapınağı yıkıp üç günde yeniden kuracaktın? Haydi, kurtar kendini! Tanrı`nın Oğlu`ysan çarmıhtan in!” diyorlardı. Başkâhinler, din bilginleri ve ileri gelenler de aynı şekilde O`nunla alay ederek, “Başkalarını kurtardı, kendini kurtaramıyor” diyorlardı. “İsrail`in Kralı imiş! Şimdi çarmıhtan aşağı insin de O`na iman edelim. Tanrı`ya güveniyordu; Tanrı O`nu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, `Ben Tanrı`nın Oğlu`yum` demişti.” İsa`yla birlikte çarmıha gerilen haydutlar da O`na aynı şekilde hakaret ettiler.
okumaya devam edin…


© 2012 Hristiyan Blog | Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler
Created by Hristiyan.gen.tr
vandelay theme