İnsanlığın Günaha Düşüşü

Hiç düşündünüz mü, neden insanlar dinlenmek ya da tatil yapmak için genellikle şehirden uzak doğayla iç içe olan alanlara kaçar? İlginçtir ki, insanlar huzur bulmak için kalabalıklardan kaçıp tenha ve sessiz göl kenarlarında ya da dağlık bir manzara karşısında oturmayı severler. Neden? Çünkü nerede çok insan varsa orada karışıklık, kavga ve her türlü sorun da var. Tabiat ise içimizde müthiş bir ferahlık ve huzur yaratıyor.
Evet, bir önceki bölümde gördüğümüz gibi ilk insan ve içinde yaşadığı dünya gerçek anlamıyla şahaneydi, oysa insanın şimdiki haline baktığımızda çok farklı, hatta zıt bir manzarayla karşılaşıyoruz. Tanrı’nın benzerliğinden kaynaklanan olağanüstü zihniyeti ve yaratıcılığı kısmen görülse de, insan Aden bahçesindeki barışçıl uyumu ve kutsallığı yitirmiştir.
Tanrı’dan aldığı bütün ruhsal ve zihinsel kabiliyetlere raÄŸmen ÅŸu anda yeryüzünde bulunan insan son derece gaddar ve acımasızdır. Bunun en basit ispatını her gün gazetelerde okuyabiliyoruz. İnsan hakikaten garip bir mahlûktur. Bazen en zengin, akıllı ve baÅŸarılı insanlar bile en korkunç cinayetlere ve tecavüzlere giriÅŸebiliyor. Tabiat çoÄŸunlukla güzelliÄŸini ve masumiyetini koruyabildi, ama insan genel anlamda yozlaÅŸtı. Demek ki, insan bir yerde büyük bir deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸradı, çünkü ilk baÅŸta biz böyle yaratılmadık. Tanrı’nın Sözü, Yaratılış 3. bölümde bu faciaya sebep olan olayı bizlere ayrıntılı olarak aktarıyor…
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!
Yorumlar
Yorum yapın Geri izleme