Haklıyla Haksız
Tarihin korkutucu, yürek burkucu görünümü giderek kötüleþen haksızlıklar zinciriyle daha da çok boy alıyor. Bir adaletsizlik öncekini bastırıyor. Akla doğal bir soru gelebilir: Parlak denebilecek bir sayfayı oluşturmayan tarihin en sarsıcı ve ağlatıcı haksızlık olgusu acaba nedir, kime olmuştur? Bu konuda çeşitli düşünceler var. Ama kötü insanın en iyi insana uyguladığı o üzücü adaletsizlik eylemi hiç kimsenin dikkatinden kaçamaz. Tanrı Sözü şu açıklamada bulunur: "Ama biz daha günahlıyken Mesih bizim yerimize öldü. Tanrı bize sevgisini bununla kanıtlıyor" (Romalılar 5:8).
Tanrı sevgisinin somut ve köklü kanıtı budur: Hakka adalete hiç saygısı olmayan din bağnazı insanların yargılamasıyla ölüme gönderilen Mesih, şu haksızlık dünyasında Tanrı sevgisinin etkin belgesi ve göstergesidir. Isa Mesih insanların günahı için ölürken altı saat süreyle çarmıhta ruh ve beden işkenceleri çekti. Ne demekti, tüm çağlarda tüm insanların günah yargısını taşımak? Haç üstünden yedi kez konuştu. Bunların ilki şudur: "Ey Baba, onları bağışla; çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar!" (Luka 23:34).
Tarihin bu en belirgin haksızlığını bilgisi egemenliği tartışma kaldırmayanTanrı hak ve adalet yöntemine dönüştürdü. Budur, aklı sarsan Tanrı eylemi! Kurtarıcı Isa düşünceyi sarsan insan kötülüğünü Baba’ya yükselttiği bu duygulandırıcı dilekle karşıladı. Bununla Tanrı sevgisini, affetme gücünü sergiledi. İdam yargılısı iki eşkıyanın ortasında asılmıştı O. Bu da öbürler gibidir dercesine! Ne yazık! Asılı haydutlardan biri haçta adalete uyanırken, öbürü gözlerini yumdu, yüreğini sertleştirdi, adaletsizliğinde öldü. Hakkı çiğnemeye eninde sonunda hak yargı yaraştığını kavramak istemedi.
Iki haydut yaşam boyu haksızlık hamuruyla yoğrulmuştu. Bireyin hak ve adalet ölçüsünü yitirmesi en acıklı düşüştür. Her ikisi de haçın üstünden lanet yağdırıyordu. İsa’ya da.. Bütün bunlara karşı sevgi örneği Mesih ne direndi, ne de kimseyi lanetledi. Iki yargılı çarmıhta birer barut fıçısı kesilmiş. Biri, "Mesih değil misin?" dedi. "Haydi, kendini de bizi de kurtar!" Beden ve ruh işkencelerinin yanı sıra alay ve hakaret saldırıları.. Budur değerleri yitik ademoğlu! Kötülüğün her çeşidini işle, sıkışınca kolay bir çıkış yolu ara. Nasıl olabilir ikrarsız, tövbesiz kurtuluş? Yitirilmiş değerlerin ön sırasında adalet ölçüsünden sapmak belirir. Adalete saygıyı pazara çıkaran günahlı insan Tanrı adaletini nasıl zorladığını düşünebilirse titrer!
Tam bu sırada iki eşkıyanın birinde büsbütün şaşırtıcı bir aydınlanma oldu. Yüreğinde tanrısal ışık parladı, hak adalet ilkesini kavradı. Ölümün kapkaranlık sonsuza götüren dikenli yol değil, sonsuz ışığa ileten kayrasal geçiş olabileceğini imanla kabul etti. Mesih’in gelecek parlak hükümranlığına sığındı. Ne iyi olurdu, sığınmacılığı arayan herkes o görkemli hükümranın kanatları altına sığınsa! Şu adaletsiz, güvenliksiz dünyada kendine sığınılacak bir ülke özleyen herkese o şanlı ülkeden bir çağrı geliyor. İsa Mesih, "Ey bütün yorulanlar ve ağır yük altında yıprananlar" diye her suçluya sesleniyor. "Bana gelin; sizleri dinlendiririm" (Matta 11:28).
Rab İsa o anda yepyeni yaşama kavuşan tövbeliye şu güvenliği bildirdi: "Doğrusu sana derim ki, bugün benimle birlikte cennette olacaksın" (Luka 23:39-43). O mahkum insan pasparlak bir aşamaya geldi. Adaletsizlikten adalete götüren yol Tanrı sevgisinden kaynaklanan iman taşlarıyla döşeliydi. Toplumun dışladığı insanı İsa kabul etti, önünde esenlik yolunu açtı. Bunu seçen yargılı sonsuzun gönencine kavuştu.
Öbür yargılı kendisini haçtan indirebilecek bir kaçış yolu arıyordu. Belki de gidip haksızlığına haksızlık katsın diye.. Gerçek kurtuluşa kavuşan yargılı ötekini kınadı: "Senin Tanrı’dan korkun yok mu? Kendin de aynı yargıyla ceza görmektesin. Bizimki hak edilmiş cezadır. Yaptıklarımıza yaraşan karşılığı alıyoruz. Ama O hiçbir yolsuz iş yapmadı! Ya İsa, hükümranlığına geldiğinde beni anımsa!" (Luka 23:33-43). Böyle bir ikrar peygamberlik bildirisini duymuş bir günahlının ağzından çıktı. Duyduklarına, bildiklerine oracıkta iman etti; yaşam boyu işlediği günaha rest çekti, tüm haksızlıklarını Mesih’in sağladığı adaletle değiş tokuş etti. Budur günahlının dönüşü: İsa’yı kurtarıcı olarak ikrar etmek, O’nun şimdiki ve gelecek hükümranlığına sığınmak.
Ne olabilir İncil’in temel mesajı? Hak İsa haksızlar yararına öldü. Tanrı sevgisinin sevindirici göstergesi budur. Bir yanda suçsuz İsa, öbür yanda idam yargılısı suçlu. Eşkıya ölürken günahlarınına yaraşan sonsuz yargıyı kavrayarak titriyor. Günahsız Mesih’i Tanrı’ca sağlanan kurbanı olarak tanıyor, o anda kesinlikle O’na kurtarıcı olarak iman ediyor. İsa onu bağışlıyor, sonsuz cenneti veriyor. Öz niteliği sevgi olan göksel Baba bu özelliğini biricik Oğlu’nun ölümüyle mühürlüyor.
Şimdiki yaşamda günah affına, sonsuz güvencine kim kavuşabilir? Çok iyi olan mı? Çok dinsel olan mı? Bol bol hayır sevap işleyen mi? Serpuşa, libasa, saça sakala, tespihe özel dikkatle eğilen mi? Ne var ki, sonsuz vaadını ve güvenliğini alan suçlu bunlardan hiçbirini yapmadı, hem de yapamazdı! Kapkaranlık sonsuzun yolcusuyken haksızlıkların, adaletsizliklerin cezasına kurtulmalık olarak sunulan kurtarıcı Mesih’in kayrasına sığındı. Ne yazık! Öbür yargılı Tanrı sunusunu alayla tepti. Ademoğulları tez elden şüphe ve yadsıma tepkisi gösterebilir; özgürdür. Ama insanın katı yürekliliğiyle imansızlığı Tanrı eylemine sünger çekemez, ilerideki yargıyı gideremez. Evrenin yargıcı tüm haksızlıkları hak olan Kişi’ye yükledi, hak olanın kusursuz adaletini haksıza verdi. Kurtarıcıya iman edip günahından ayrılan suçluya.. Sen de Mesih’e imanla bu kişilerin arasına katılabilirsin. Evrende kalıcı tek sağlayış Tanrı armağanıdır. Kurtuluşun tatlılığı günahın acılığını bastırır. Bu çabasal değil, kayrasal gönençtir.
Yazan: Thomas Cosmades