Kasım, 2009 kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

iranidam2
İran’da 27 yaşındaki Meryem Rostampour ve 30 yaşındaki Marzieh Esmaeilabad adındaki iki hristiyan bilindiği gibi idam cezasını bekliyordu. Kadınlar her ezan vakti kırbaçlanıyor, aşağılanıyor, az yemek ve su verilerek cezalandırılıyordu. İslama geçmeleri için yoğun baskılar geçiriyorlardı.

İmanlarından taviz vermeyen ve İsa Mesih’i inkar etmeyeceklerini söyleyen iki hristiyan kardeÅŸimiz bugün serbest bırakıldılar. Bu olay tüm dünyada medyaya yansımış ve dünyadaki hristiyanlar tarafından dua konusu olmuÅŸtu.

Maryam ve Marzieh serbest bırakıldıktan sonra “Kelimeler yetersiz kalıyor, RAB’be ve bizim için dua eden tüm dünyadaki kardeÅŸlere ne kadar şükretsek az.” diyerek açıklama yaptılar.

KardeÅŸlerimiz için dua eden herkese teÅŸekkürler. Onların serbest kalmasını saÄŸlayan Rab’bimize şükredelim.

puritan3
Mesih’in sevgisinin ne denli geniÅŸ ve uzun, yüksek ve derin olduÄŸunu anlamak (Efesliler 3:19)

Kutsal’ın yaşamı Mesih’in sevgisidir. Pavlus bize, Tanrı için yaşıyor olabilmek için yasa karşısında ölü olduğunu söylemektedir. Bunu söyleyebilmesinin sebebi kendisini seven Mesih’e olan imanla yaşamasıydı (Galatyalılar 2:20). Tıpkı yaşamları gibi, kutsalların huzuru da Mesih’in sevgisiyle sarılmaktadır. Bir imanlı, Rab İsa ruhuna gülümsemediği sürece ne yaşayabilir ne de sevinebilir. Ancak eğer İsa Mesih sadece bu gülümseyi gösteriyorsa ve sevgisinin ışığında parlıyorsa, imanlılar, herşeyde, hatta en kötü zamanda bile sadece nasıl yaşayacaklarını değil nasıl sevinmeleri gerektiğini de bilirler. İşte bu nedenle Elçi, Efesliler için Baba Tanrı’ya ettiği bu duada sıkıntılarda güçsüz düşmemeleri için bilgiyi aşan Mesih’in sevgisini bilmeleri için yalvarmaktadır. İmanlılar için Mesih’in sevgisi herşeyden aşkın olarak, kelimelerin de ötesindedir. Mesih’in sevgisinden zevk alanlar bu sevgiyi nasıl tanımlayacaklarını bilemezler. Kutsal Yazı birşeyin yüceliğini bu şekilde, yani kelimelerin yetmeyeceği şeklinde olduğunu söyleyerek tanımlamaktadır. Pavlus, üçüncü göğe alınan birisinden bahsettiğinde bu kişinin sözle anlatılamayacak şeyler duyduğunu söylemektedir (2. Korintliler 12:2-4). Mesih’in sevgisinin imanlılar için olan aşkınlığı öylesinedir ki hiçkimse, hiçbir insan veya melek dili bunu tam olarak anlatmaya yetmemektedir.
okumaya devam edin…

DeÄŸerli Vaatler

Yorum yok

puritan2
O’nun yüceliÄŸi ve erdemi sayesinde bize çok büyük ve deÄŸerli vaatler verildi. Öyle ki, dünyada kötü arzuların yol açtığı yozlaÅŸmadan kurtulmuÅŸ olarak, bu vaatler aracılığıyla tanrısal özyapıya ortak olasınız. (2. Petrus 1:4)

Tanrı’nın verdiÄŸi vaatler üzerinde detaylı ve dikkatli bir ÅŸekilde derin derin düşün ve tıpkı Meryem’in Mesih hakkında kendisine söylenenlere verdiÄŸi tepkiyi örnek alın: Meryem ise bütün bu sözleri derin derin düşünerek yüreÄŸinde saklıyordu (Luka 2:19). Damıtıcı, ÅŸifalı bir bitkinin etkinliÄŸine birÅŸey katmamakta, tam tersine bitkide yararlı ve deÄŸerli olan ÅŸeyleri kendisinde tutmaktadır. Bir arı çiçeÄŸin kendisine herhangi bir tat katmamakta fakat çalışmasıyla çiçekte bulunan balı emerek almaktadır. Derin düşünme de, bize verilen vaatlere hiçbirÅŸey katmamakta ancak bu vaatlerdeki tatlılığı ve güzelliÄŸi ortaya çıkarmaktadır. Üzerinde düşünülmeyen vaatler bize anlamsız ve deÄŸersiz geleceklerdir. Bir imanlının kendisine Kutsal Kitap’ta verilen bir vaade bakmasını, bir kiÅŸinin açık ve temiz bir havada gökyüzüne bakmasına benzetmekteyim. Bu kiÅŸi gözünü gökyüzüne kaldırır kaldırmaz gözüne çarpan ilk iki yıldızı görmekte, bunların yanında sönük bir ÅŸekilde parlayan birkaçını da farketmeye çalışmaktadır. Fakat kiÅŸinin gözleri ne kadar karanlığa alışırsa o kadar fazla yıldızı daha farketmeye baÅŸlar. Kısa bir süre sonra tekrardan gökyüzüne baktığında karanlıktan daha fazla gördüğü tek ÅŸey bütün görkemiyle parlayan yıldızlardır. okumaya devam edin…

Kilisenin Tohumu

Yorum yok

puritan1
Matta 16:18 Ben de sana ÅŸunu söyleyeyim, sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek.

Tanrı’nın gücü, sadece kilisesini korumakta, kullarını en derin acılarında desteklemekte değil, aynı zamanda kilisesini bu acılar aracılığıyla çoğaltmakta da görkemlidir. Eğer bu acılar döneminde Tanrı tarafından desteklenmek mükemmel birşey ise, aynı acılar aracılığıyla kilisenin sayısının artması çok daha mükemmel birşeydir. ‘Ne kadar çok kesilirsek, o kadar fazla dayanırız’ demiştir Tertullian. Kilise hiçbir zaman sıkıntılar içerisinde olduğu zamandan daha fazla büyümemiştir. İlk dönemde yaşamış olan Hristiyanlar hakkında Sulpitius, zamanında insanların yüksek makamlar için sahip oldukları açgözlülüğe, Hristiyanlar’ın şehit olmak için sahip olduğunu yazmıştı. Şehitlerin kanı kilisenin tohumuydu. Pliny, kendisinden yere düşen sıvıyla daha da fazla büyüyen bir zambaktan bahsetmektedir. Kilise de aynı bu şekildedir. Kilise, dikenler arasında büyüyen bir zambak olarak, kendisinden akan kanla daha da çoğalmakta, bir kişinin gördüğü zulüm diğerlerinin doğmasına neden olmaktadır. John Knox, John Lindsay adında bir adamdan bahsetmektedir. Lindsay, Patrick Hamilton’un kazıkta yakılışı olayı sırasında yanındaki Katolik rahip, James Bettoune’a şunları demişti: ‘Efendim, eğer daha fazla insan yakmaya devam ederseniz, kendinizi yok edecekseniz. Eğer onları yakacaksanız, içi boş kilerlerde yakın çünkü Patrick Hamilton’un dumanı üzerine estiği herkesi etkilemektedir.’ Ayrıca Cecilia adında bir bayanın dayanıklılığı ve kararlığının, şehit edilişinin hem öncesinde hem sonrasında 400 kişinin iman etmesine neden olduğu yazılmaktadır. Luther ise, ‘Kan ve dua aracılığıyla kilise bütün dünyayı Mesih’e kazandırmaktadır’ demiştir.
okumaya devam edin…


© 2012 Hristiyan Blog | Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler
Created by Hristiyan.gen.tr
vandelay theme