Ekim, 2009 kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

justinus
Kilise Babalarından Mektuplar Serisinin 5.Bölümü: Justinus’un Mektupları
Justinus’la çağımızın ikinci yüzyılına giriyoruz ve başlangıç Kilise’sinden ayrılıyoruz. Bu devirde Hristiyanlar’ın büyük kısmı paganizmden gelmektedir. Hristiyanlık Greko-Romen dünyada yaşamaktadır. Kilise’de de çok yaygın olan, Marcion herezisi dönemidir. Bu herezi, Eski Antlaşma’nın Tanrı’sı ile Yeni Antlaşma’nın Tanrı’sı arasında kesin bir ayırım yapmaktadır. Biri öç alıcı ve kıskanç bir Tanrı’dır, diğeri sevgi Tanrı’sıdır. Bugün Justinus’un yazılı eserleri olarak elimizde şunlar kalmıştır: Birinci Apoloji: Hristiyanlar’ın ve Hristiyan’lığın savunulması, 150 yılına doğru imparator Antoninus’a hitap eder. Tryphon’la Diyalog: 160 yılına doğru Efes’te bir Hristiyan’la bir Yahudi arasındaki diyalog. Gerçekte bu, Eski Antlaşma’nın Hristiyanlık açısından okunmasıdır.

Justinus Filistin kökenlidir, Naplusa’da (eski Sichem), Samiriye’de doğmuştur. Ataları Yunanlı muhacirlerdir. Bu durum, bir Grek formasyonuna sahip olmasını açıklamaktadır. Justinus, Tanrı’yla ilgili gerçeğin peşinde koşan kaygılı bir inançsal ruha sahiptir. Büyük filozoflara başvuracaktır. Kentten kente birçok yolculuk yapmıştır. 135 yılına doğru, Efes’te yaşlı bir Hristiyan filozofa rastlaması Justinus’a yeni bir yol açar. Bu gizemli ihtiyar ona şöyle demişti: “Her şeyden önce, aydınlık kapılarının sana açılması için dua et. Çünkü eğer Tanrı ve Mesih ona anlamayı bahşetmemişse, kimse göremez ve de anlayamaz.” Bunun üzerine Justinus, tereddüt etmeksizin, Hristiyan imanını benimser ve tinsel buluşunu Yahudiler’e ve paganlara da nakletmek ister. İhtida etmiş bir filozof olan Justinus bütün yaşamı boyunca filozof olarak kalacaktır. Justinus’la Kilise içinde yeni bir görev, laik bir Hristiyan filozof görevi doğar. Justinus Roma’ya yerleşir. 165 yılında, imparator Marcus Aurelius zamanında Justinus, öğrencilerinden altısı ile birlikte tutuklanır. Hristiyan olduğu için öldürülür.

Justinus bir optimist’tir. Çok açık kafalıdır ve bu durum ona, felsefe ve akıl düzeyinde her türlü karşılaştırmayı serinkanlılıkla kabul etmek imkânını vermektedir. Justinus bir tarih teolojisinin temellerini atmaktadır. Fakat Justinus’un en kişisel teolojik özelliği, kuşkusuz onun, Tanrı Sözü üzerindeki öğretişidir. Justinus’a göre, Tanrı Sözü bilginin kaynağıdır. Fakat Tanrı Sözü aynı zamanda bilginin konusudur. Çünkü Tanrı’yı açıklayan, Tanrı Sözü’dür.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!

temel gereksinim
Isı, ışık, elektrik, denge ve devinim kurallarını iyice bilmeyenin fizik dalında çalışmaya heveslenmesi yanlışlar zincirini oluşturur. Kimya etkilerini ve bileşimlerini kavrayamayanın formüller simgelemesi gülünç sonuçlar doğurur. Bunlara benzer olarak sağlıklı yaşam görünüşüyle ilgili aktöre, sağtöre, etik, erdem, özveri, sevgi, sevecenlik, yararlılık ilkelerini benimsemeyenin Tanrı konusunu etmesi, laf cambazlığıyla uğraşmaya eşitdeğerdir.

Tanrı’ya beğenilen, insan kardeşi sevindiren yaşamı belirten ve apaçık sergileyen İsa Mesih, kişinin temel gereksinimlerini güneşin nesneleri parlattığı gibi, tüm şüphe bulutlarını dağıtırcasına tanımladı. Yeryüzündeki parlak hizmetine başlarken bir dağa çekildi, kırk gün kırk gece oruç tuttu, dua etti O. Doğallıkla bu uzun süre sonunda açlık duydu. Günahsız İsa’yı günaha kışkırtmayı kendine amaç edinen iblis, bulunmaz fırsatın ele geçtiğini sandı. Kirli düşüncesi binlerce yıl geriye, Aden bahçesine gitti. Yaradan’ın kusursuz-günahsız yapıtı Adem’le Havva’yı ustalıkla nasıl tongaya getirmişti! O yenginin tadı daha anısındaydı. İnsan soyu o gün günaha tutsaklanarak, Yaradanı’yla sağlıklı ilişkiden koparılarak cennetten atılmamış mıydı? Ama şeytanın oyunu karşısında çaresiz kalmayan Tanrı şimdi Kurtarıcı’yı gönderiyordu.
okumaya devam edin…

yaşam
İnsanlığın başına Demokles’in kılıcı gibi asılı duran nükleer savaş öcüsü yaklaşık on yıldır etkisini yitirdi. Bir bakımdan rahatladık. Ama başka başka kılıçlar, hem de yoğunlaşan hızla güncel yaşamı baskıda, korkuda, kuşkuda kıskıvrak sıkıştırıyor: Uyuşturucular salgını, AIDS virüsü, cinayetler, mafialar, kanlı eylemler, ekonomik bunalımlar, çevre kirlilikleri, nükleer artıkları, asit yağmuru, nüfus patlayışı, işsizlik, eğitimsizlik, sağlıkta bakımsızlık, siyasette yolsuzluk, ve ve ve.. Bunlara doğa felaketlerini de eklersek altı sakat, kaygan yeryüzünde bulunduğumuz o anda akılları oyalıyor.

Bu sorunlar birçok kişiyi düşündürmekle birlikte, onlara karşı umursamazlıkla davrananlar, kayıtsız kalanlar da çok! Günümüzden birkaç bin yıl önce Eyub şöyle demiş: “Ademoğlu sıkıntıya doğar. Tıpkı kıvılcımların yukarıya uçuştuğu gibi… Kadından doğmuş insanın günleri kısadır ve sıkıntıyla doludur” (5:7; 14:1). Genel bunalım yalnız ademoğullarını değil, yaşayan varlıkları ve tüm doğayı etkilemiş. Bu görünüm Kutsal Kitap’ta şöyle anlatılır: “Tüm yaradılışın şu ana dek birlikte inlediğini ve doğum sancısı çekercesine birlikte kıvrandığını biliyoruz” (Romalılar 8:22).
okumaya devam edin…

barnabas
Kilise Babalarından Mektuplar Serisinin 4.Bölümü: Barnaba’ya Atfedilen Mektup (2.YY)
Son derece sertleşen ve İncil’in bazı bölümlerine yakın olan Yahudi karşıtı polemik “Barnaba’nın Mektubu”nun konusunu teşkil etmektedir. 1. yüzyıl sonlarına veya 2. yüzyıl başlarına ait, yazarı bilinmeyen bu metin, bir olasılıkla “iki yolun öğretisini” “Didake” ile paylaştığından Suriye kökenlidir. Ancak Pavlus’un yoldaşı Barnaba’ya ait sayılmamalıdır. Eski Antlaşma’nın Hristiyan’ca kullanımı (yorumu) üzerinde uzun bir vaaz olan bu mektupta yazar, Yahudileri, Eski Antlaşmadaki Mesih’in gelişine ait kehanetleri doğru şekilde anlamamakla ve bu yüzden Mesih İsa’nın öğretisini bir tüm olarak reddetmekle suçluyor. Barnaba’ya göre Eski Antlaşmayı okumanın (yorumlamanın) tek doğru şekli metnin, sadece tensel anlamı ile değil de tinsel anlamının idrak edilmesi gerekir. Bu da “alegorik” (mecazi) yorumun, yani sözcüklerin gizli ve sadece Ruh’un inanç sahibine açıkladığı anlamını araştıran yorumun sayesinde olabilmektedir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!


© 2012 Hristiyan Blog | Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler
Created by Hristiyan.gen.tr
vandelay theme