Tanrı’nın Reçetesi

Hayatımızda Kutsal Kitap’ın yeri ne? Kitaplığımızda tozlanan bir kitap mı, yoksa her gün okuyup danıştığımız bir otorite mi? Tanrı sözünü her gün okumalı, her gün çalışmalıyız. Çünkü O’nun sözü bilgelikle dolu, hayatımız için bereket kaynağıdır. Tanrı’ya güvenenler asla mahvolmadı, yarı yolda kalmadı. Bizlerde O’nun sözünü dinleyelim, okuyalım ve uygulayıcıları olalım.

Nemrut Gibi Güçlü

nemrut
İlkel çaÄŸlarda yaban hayvanları ademoÄŸullarını en çok korkutan düşmandı. Tüm yeryüzünün egemeni kesilmiÅŸti bunlar. Her yanda cana mala karşı baÅŸ tehlikeyi oluÅŸturuyordu. Günahlılığı, günahı öneme almayan insanları Tanrı şöyle uyarırdı: “Yaban hayvanlarını aranıza göndereceÄŸim, sizi çocuklarınızdan edecekler, hayvanlarınızı parçalayacaklar, sayınızı tümden azaltacaklar, yollarınız ıssız kalacak” (Levililer 26:22). Nuh’un günlerinden sonra güçlü biri çıktı ortaya, tarihte bilinen ilk devlet kurucu-önder oldu.. Hem de bir deÄŸil yedi ülke oluÅŸturdu. Adı Nemrut olan bu yiÄŸidin özelliÄŸi ne olabilirdi? Yaban hayvanlarını avlayarak insanları savunmakta erbap mı erbaptı o! Öyle ki, “RAB’bin katında Nemrut gibi güçlü avcı” halk deyimi olmuÅŸtu (Yaradılış 10:9). Yeryüzünde bilinen güçlülerin, etkinlerin, fatihlerin ilkiydi o. (I Tarihler 1:10).

Ademoğulları hayvanlardan tiril tiril titrerken, Nemrut —anlamı Yiğit’tir— onların hakkından gelerek herkesin hayranlığını kazandı, bunun sonucunda ülke ardına ülke kurdu. Şu çalkantılı dönemde güçlü biri belirerek tüm teröristlerin, çetelerin, mafiaların, rehine alanların, vandalların, uyuşturucu tacirlerinin hakkından gelebilse, insanlığın onu ne denli onurlandıracağı bir düşünülsün! Hiç kuşkusuz, birçok ulus böyle birine sahip çıkmaya yarışacaktır.
okumaya devam edin…

Çalışmamak İçin Bahanelerimiz

bahane
Bu bölümde kendimize karşı biraz dürüst olmamız gerekiyor. Bu hayat hiç de kolay değil. Zaman sanki akıp gitmekte. Özellikle vakitsizlik çağımızın laneti gibi. Ev hanımlarının da çalışan bayanlarında, beylerimizin de bütün şikayetleri özellikle vakitsizlik üzerine.

Oysa Tanrı Sözünü çalışmak için bahanelerimizden daha çok sebebimiz vardır. AÅŸağıdaki bahanelerden bazıları muhakkak ki birimize uymaktadır. DediÄŸim gibi kendimize karşı dürüst olup bu bahanelerden hangisini kullandığımıza bir bakalım. Ve Tanrı’ya bu bahaneden kurtulmak için dua edelim. Tanrı sizi her gün her saat hatta her an sizinle bir iliÅŸki kurmak ve kendisini size tanıtmak için beklemektedir. Lütfen bunu unutmayalım.
okumaya devam edin…

Kutsal Kitap’ın Yetkisi

kutsal kitap
Kutsal Kitap’ı (Tevrat, Zebur ve İncil) kesinlikle kabul etmemizin nedeni O’nun Tanrı’nın kendisinin bize esinleyerek vermiÅŸ olmasındandır. Bu yüzden her imanlı bu kitabı yaÅŸamının mutlak yetki kaynağı olarak kabul etmelidir. Biliyoruz ki, Kutsal Kitap, Tanrı sözüdür. Ve Tanrı kendi istek ve emirlerini bu kitap aracılığıyla insanoÄŸluna bildirmiÅŸtir. EÄŸer Tanrı’yı tek yetkili olarak kabul ediyorsak, Kutsal Kitap’ın yetkisini de kabul etmemiz gereklidir.
O’nu okurken ya da çalışırken de bu yetkiyi ciddiye almalıyız.
“Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek ve doÄŸruluk konusunda eÄŸitmek için yararlıdır” (2. Timoteyus 3:16).

Tanrı Sözünün yetkisini kabul ettiÄŸimizde dolaylı olarak bir söz vermiÅŸ oluyoruz. Bu da Tanrı Sözünün dediklerini yerine getirmektir. Yetkiye boyun eÄŸmek, pratikte uygulamayı gerektirir. Tanrı sözünün sadece okuyucuları olmaktan daha ileriye bir adım atmamız gerekir. Bu da uygulamaktır. Tanrı sözünü ve Tanrı’nın bizden ne istediÄŸini öğrendikçe, bunu uygulamamız da gerekecektir. Kutsal Kitap’ın yetkisi sadece O’nu kabul etmek deÄŸil, kabul edip hayata geçirmektir. Tıpkı Yakup’un dediÄŸi gibi: “Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun” (Yakup 1:22).”
Yazan:
Banu Çelik


© 2012 Hristiyan Blog | Hristiyanlık ile ilgili bilgiler ve güncel haberler
Created by Hristiyan.gen.tr
vandelay theme